ERCAN ÇELİK

 İstiyorsak; güneş olsun sevgimiz; gülümsesin, yüzümüz yüzünüze, Kardeşlik ve birlik içinde, mutlaka selam vermeliyiz birbirimize  

    Son Dakika :   
 
 

SENTURK

 

 

 

 AROMATİK TIBBİ BİTKİLER                 

EZAN OKUMA 

Ana Sayfa
Kuran-ı Kerim Değişik Dillerde
İletişim
Ercan ÇELİK Özgeçmiş
Günlüklerim
Ziyaretçi Defteri

 

 

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

MARMARA ADASI

1-ÖzelAĞAÇLANDIRMA

ÇÖPDEN MAZOT ÜRETİMİ

                         



SERA ETKİSİ KARBONDİOKSİT ARTIŞLARI


Marmara Adası Özel Ağaçlandırma


Küresel Isınma Ve Ağaç"Ercan Çelik"

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  826027
Bugün Ziyaretçi :  827
Aktif Ziyaretçiler :  19

BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK ve DOĞAL HAYAT    HAYVANLAR ALEMİ FOTOĞRAFLARI

Osmanlı İmparatorluğu Verdiği HAK VE İMTİYAZLAR,BORÇLAR,İSYANLAR, Dağılması YUNANLILAR İNGİLİZLER Arap İsyanı

 

OSMANKLI İMPARATORLUĞU Verdiği HAK VE İMTİYAZLAR,BORÇLAR,İSYANLAR, Dağılması YUNANLILAR İNGİLİZLER ,ARAP İSYANI 

    Tarihsel sürece bakıldığında, Osmanlı Devleti’nin ilk olarak,1352 yılında Orhan Gazi tarafından Cenevizlilere, sonra da Venedik ve Floransa’ya Ayrıca topraklarında yaşayan Yahudilere ticari ve sosyal hak ve imtiyazlar vermiştir. Yeniçeri Ocağını kurduğu; Çelebi Mehmet zamanında 1446 tarihinde İtalyan kent devletlerine, İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet daha önce Galata’da yerleşmiş ve Bizanslılardan bir takım (kapitülasyon) ticari ve sosyal hakkı elde etmiş Cenevizlilere bir ahitname ile bu ayrıcalıkların sürmesine izin vermiştir. 1458 Yılında Fatih Sultan Mehmet Bütün Yunanistan’ı Osmanlıya ilhak etmiştir.

     II-Beyazit; 1481 yılında tahta geçtiği, 31 yıl boyunca ülkeyi yönettiği üstelik Kemal Reis komutasında Osmanlı donanmasını İspanya’ya gönderip Elhamra Kararnamesi ile İspanya’yı terk etmek zorunda bırakılan katledilecek Yahudilere kucak açarak,150 bin Yahudi’nin güvenle, Osmanlı topraklarına ulaşmasını sağlamış, bazı birimlere Yahudi doktor ve kahyaları atamıştır.

    Yavuz Sultan Selim Çaldıran Savaşıyla Şah İsmail in yenilgisiyle Anadolu da ki Türkmen aşiretleri dağılmıştır. Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selimin Mısır, Mekke Medine savaşlarıyla 1517 yılında Halifelik Osmanlı Sultanlarına geçmiş Yavuz Sultan Selim 88.Halife olmuş, Mukaddes Emanetler Kostantinopolis’e (İstanbul’a) getirilmiştir.

   1535 yılında Kanuni zamanında Fransa’ya verilen ticari ve sosyal imtiyazlar, daha kapsamlı olması ve öteki Avrupa devletleriyle sonraki yıllarda imzalanan ticaret antlaşmalarının altyapısını oluşturması sebebiyle, büyük bir önem taşımaktadır.

   Fransa Ve Fransa Bayrağı Taşıyan Ülkeler; Kanuniden 1550 yıllarından sonra, (Kapitülasyonlar) ticari ve sosyal imtiyazlar ile Osmanlı ile içli dışlı olmuştur.

      Padişahların Kardeş Şehzadeleri boğdurması Fatih Döneminde kanun haline gelmiş, 2.Selimden sonra Padişahlar savaş meydanlarına çıkmamış, Saray Kadın Sultanları Valide sultanları söz sahibi olmuş, Entrikaları, sadrazam ve diğer seçimlerde rüşvet iltimas, kayırma, lüks had safhaya gelmiştir. Şeyhülislam ve Ulama güce göre kararlar vermiş, Ordu iç düzeni bozulmuş, Haremler genişlemiş, çok evlilikler artarken; şehzadelerin hızla boğulma dönemi artmış; 1.Ahmet döneminde kafes dönemi-gözetim dönemi başlamış, bu dönem ve gözetim dönemi karışıklıkları Bu bağlamda kafes uygulaması Abdülmecid ve onun oğlu Abdülaziz döneminde fiilen ortadan kalkmıştır. (Duraklama-gerileme-dağılma)  Boğma, Kafes, Gözetim altında bulundurma dönemi 350 yıl sürmüştür.

    Rusya 1677 den 1918 yılına, kadar geçen 241 yıldan 57 yılı Türkiye ile savaşmakla geçirmiştir   

     Osmanlı Devleti Papa’nın Avusturya, Lehistan, Rusya ve Venedikliler den oluşturduğu Kutsal İttifak’la uzun süre savaşmış ama sonunda yorgun düşmüştür. Savaşta yenik düşen Osmanlı 1699 Karlofça Anlaşması ile Mora Yarımadası, Dalmaçya kıyıları ile Ayamavra Adası Venedik'e verilmiş, Ukrayna ve Polanya Lehistan'a verilmiş, Temeşvar ili ile Banat Yaylası hariç tüm Macaristan ve Erdel Avusturya'ya verilmiştir. Fransızlarla iç içe olan Osmanlı; İngilizler, Hollandalılarla da iç içe olmuşlardır.

 

      ABD nin Bağımsızlığı sonrası, Fransa da 1789-1799, mutlak  monarşinin devrilip, yerine Cumhuriyetin kurulması, Katolik Kilisesi'nin ciddi reformlara gitmeye zorlanması, Milliyetçilik akımını ve Yakınçağ'ı başlatmasıyla Avrupa ve Dünya tarihinde büyük bir dönüm noktası olmuş; Cumhuriyet, İnsan Hakları, Eşitlik, Adalet, Milliyetçilik, Hürriyet,  Laiklik, Demokrasi, gibi kavramlar sosyal yaşamda kullanılmaya başlanmıştır.

     Osmanlı İmparatorluğu içinde kendisi farklı hisseden topluluklar başta Yunanlılar, Ermeniler, Sırplar Bulgarlar hareketlenmeye başlamış; Osmanlıya karşı; Önce; Her Türlü Ticari Hak ve İmtiyazları tanındığı, Fransızlar, İngilizler ve taraftarları; bir taraftan Osmanlıya borç verirken diğer yandan Osmanlı İmparatorluğunu sarmala almış, bir başka yönden İtalyanlar, İspanyollar, Ruslar Kiliselerin yardımı ile güçlü destekler vermiştir.

     Osmanlı Devleti'nde 2. Mahmut döneminde bağımsızlık kazanmak amacıyla; Yunanlılar 1814 yılında Filiki Eterya "Dostluk Cemiyeti" adı altında, Batı Avrupa'daki gizli mason cemiyetlerinin kuruluş ve işleyiş yöntemini benimseyen, Ukrayna'nın sınırları içinde Odessa (Hocabey) kentinde bir cemiyet kurmuş; Amacı; Yunan Bağımsızlık Savaşı hareketini gerçekleştirip Bizans'ı canlandırmak Konstantinopolis’i tekrar Başkent yapmak isteyen örgüt, paralar toplamış, silah dağıtmış, ayaklanma için propaganda faaliyetlerinde bulunmuştur. Hareketin lideri Aleksandro İpsilanti 1818 yılında Merkez Konstantinopolis’e (İstanbul’a) taşımıştır.12Nisan 1820 tarihinde yapılan toplantıda, derneğin başına Çar I. Aleksandr'ın yaveri Aleksandros İpsilantis getirilmiş, 1820 yılına gelindiğinde cemiyetin; 200.000 kimine göre 300.000 üyesinin bulunduğu, Eflak-Boğdan hareketlerinde, Mora (1821) ve Girit ihtilallerinde (1897) Balkan savaşlarında etkin rol oynadığı görülmüştür. Filiki Eterya, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılma döneminde, "Megali İdea" (Büyük Yunanistan) fikrinin de ateşli savunucusudur.

       Yunan İsyanın da Osmanlı ordusu asileri mağlup etmiş, Ancak; Avrupa'da yaşayan Fransızlar, İtalyanlar ile İngiltere; Rumlar ile ABD ve Rusya ülkelerden başka milletlere mensup gönüllüler savaşmak için Mora'ya gelmişlerdir.  Mora da 1821 de büyük bir Türk soykırımı yapılmış Türkler kadın ve çocuk ayırt edilmeden katledilmiştir. Kaçanların da geri dönmemesi için evleri ve bağları bile yakılıp yıkılmıştır.

      Yunan isyancılar bu katliamı o kadar kısa sürede yapmışlardı ki, kimse ne olduğunun farkına bile varamamıştı. Türk ve Müslüman siviller katledilmiş, karşılıklı çatışma ortamı dahi yaşanmamıştı. Justen McCarthy ise katliamda ölenlerin sayısının 35 bin olduğunu Yine Teodor Kolokontronis katliamdan şu şekilde bahsetmiştir: “Cuma gününden pazara kadar Yunan askerleri kadın çocuk ve erkekleri katletti. Tripoliçe ve çevresinde toplam 32 bin kişi öldürüldü. En sonunda, bir ulak geldi ve katliam durdu.” Demektedir.

     Katliam dizisinin bir parçası olan Navarin Katliam 19 Ağustos 1821 günü Mora Yarımadası'ndaki Navarin şehrinde gerçekleşmiş; şehrin yaklaşık 3000 kişilik  Türk sakini katledilmiştir.

      Rus askerleri ve Yunanlar, 1770'te Mistras kentinde 400 Türk'ü öldürmüş; Türk çocuklarminarelere çıkarılıp oradan aşağıya atılmışlardır. William Ogden Niles'ın bu isyanlar sırasında tuttuğu kayıtlara göre Patras kentinin Türk halkı da küçük bir azınlık dışında tamamen öldürülmüştür.

     Ağustos 1821'de Monemvasia kasabasının Türk sakinleri uzun süren kuşatma sonucu açlıkla karşı karşıya kalmış ve cesetleri yemeyi bile denemişlerdir. Bu sırada Yunanlar kasabanın surlarının dışında denizde ele geçirilmiş olan altmış erkek ve kadını öldürmüş, Daha sonra Yunanlılar Türkleri Anadolu'ya götüreceklerini söyleyip kapıları açtırmış fakat Yunanlılar kasabayı yağmalayıp ve pek çok Türkü öldürmüşlerdir. Daha sonra kasabadan beş yüz kadar Türkü bir gemiye bindirip Anadolu açıklarında ıssız bir adaya bırakmışlar, burada da açlıkla karşı karşıya kalan Türklerden hayatta kalanlar bir Fransız tüccar tarafından kurtarılmıştır.

   William St. Clair'e göre, "Mora'daki soykırım ancak öldürecek başka Türk kalmadığında sona erdi". Demektedir.

        Mariya Todorova'ya göre, 19. yüzyılın son 30 yılında bir milyondan fazla Müslüman Balkanlar'ı terk etti. 1912-1926 yılları arasında 2,9 milyona yakın Müslüman ya öldürüldü ya da Türkiye'ye göçe zorlandı.

    1.Dünya Savaşı sırasında, Ekim 1914'te Doksat (Doksato)'daki Yunanlar bölgedeki Türklere karşı katliamlar yaptı, mallarını yağmaladı ve sahibi oldukları arazileri Yunanlara bıraktıklarına dair belgeler imzalattı. Vodina ve bölgesinde demir sopalarla 300 Türk öldürüldü. Yunan hakimiyetine giren Dedeağaç'ta Osmanlı kaynaklarına göre Rumlar "mezalim ve katliâm" yapmışlardır.

     I. Dünya Savaşı ve Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'da 2.5 milyon Müslümanın öldüğüne ilişkin tahminler yüksektir.

      Yunanistan, Güney Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunan diasporası tarafından her yıl 25 Mart'ta 1821 Yunan Bağımsızlık Savaşı'nın başlangıcı olarak kutlamaktadırlar. Yunanlılar, İngilizler, Fransızlar, Ruslar ve taraftarları Kiliseler, Misyoner Okullar Osmanlıya (Türklere) karşı, ciddi birlikteliğe girmişlerdir.

     19.yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Ermeni çeteleri tarafından Kafkasya'da yapılan katliamlar Bu dönemdeki kayıplar hakkında değişik kaynaklardan çeşitli bilgiler bulunur. 93 Harbi sırasında Justin McCarthy 260 bin kişinin kaybolduğunu belirtirken, Kemal Karpat 300 bin kişinin öldürüldüğünü belirtmektedir. Bölgedeki Müslüman-Türk karşıtı Ermeni hareketleri devam etmiş, köylere karşı saldırılar yapılmıştır.

   

      Yunanistan Bağımsızlığını kazanırken; Ermeniler; ‘Şark Meselesi’ haline getirilmiş; kurmuş oldukları cemiyetlerin etkisi, İngilizler, Fransızlar, Rusya ve kiliseler yardımıyla  Hınçak’ ve ‘Taşnak’ gibi pek çok teşkilatları ‘meşhur’ Ermeni cemiyetleri Osmanlı, Amerika, ve Avrupa devletlerinde kurulmuştur. Bu cemiyetlerin amaçları; Osmanlı Devleti’ndeki Ve Rusya’da ki Ermenilerin Osmanlı topraklarında Bağımsız bir devlet kurmak istemelidir. Bu faaliyetleri yerine getirirken içerde iç isyanlarla Türk Soykırımları yaparak, Rusya yı Osmanlı topraklarına davet edip Pontus Rum Cemiyeti  taraftarlarıyla birlikte 1916 yılında Trabzon’a kadar Rusların gelmesini sağlamışlardır.

    Osmanlı Devleti’nde yabancı Misyoner okulların açılmasına Papa ve Fransa öncülük etmiş;1583 yılında Cizvit rahibinin İstanbul’a gelmesi İstanbul’da Saint Benoit (Sant Benot) Kilisesi’ne yerleşmesini sağlamıştır. Saint Benoit kilisesine yerleşen Cizvit rahibi, burada bir okul açılmasını sağlamış, daha sonraki dönemlerde kapitülasyonları bahane eden birçok ülke Osmanlı Devleti’nde okullar açmaya devam etmiştir. Protestan mezhebine mensup ilk misyoner okulu, 1824 yılında Türk Beyrut’ta Amerikalılar tarafından açılmış, daha sonra bu okulların açılışları hızla devam etmiştir. Osmanlı Devleti bünyesinde 2.Abdulhamit döneminde; 1894 yılında 6.437 gayrimüslim okullarının faaliyet gösterdikleri bilinmektedir.

   Sultan, 2.Mahmut 30 Padişah, 109.Halife-(1808-1839) 31 yıl Halifelik ve saltanatı olmuştur. 17 eşi 14 kızı 14 oğlu vardır. Abdülmecid (d.1823 – ö.1861), Abdülaziz (d.1830 – ö.1876) babalarıydı. Sadrazamlar ait oldukları milliyetlere yardım etmeye başlamışlar, sadrazam Sırp’sa Sırplara, Arnavut’sa Arnavutlara, Rum’sa Yunanlılara yardım ediyor, bilgi sızdırıp yol gösteriyordu. Yunanlılar bu dönem de isyan edip bağımsızlıklarını kazandı.

 

- 31.PADİŞAH SULTAN ABDULMECİT (1839-1861) 110. Halife16 yaşında padişah oldu. Babası 2. Mahmut Annesi Bezm-î-Âlem Vâlide Sultandır.22 Yıl Halifelik Yaptı. Tanzimat bu dönemde ilan edidi. 27 karılı ve 43 çocukludur.   4.Murat, 2.Abdulhamit, Mehmet Reşat, VI Mehmet Vahidettin oğullarıdır.İlk kez aşık olduğu bir Mısırlı kızla nikah yaptırdı.

    -1854-1861 tarihleri borçlanmaları bu dönemde yapılmıştır.Yunan isyanları,Kırım Savaşı nedeniyle yapılan harcamaların finansmanı için 5 milyon sterlin tutarındaki borç anlaşması Londra’da Dent, John Hersley Palmer ve ortağı ile Paris’te Baron Goldschmid ve ortaklarıyla 1854 tarihinde 1855 tarihinde İngiliz ve Fransız hükümetleriyle 5 milyon sterlinlik bir anlaşma imzalandı.1858 yılında Londra’da Dent, Palmer ve ortaklarıyla bir borçlanma 5 milyon sterlin (5,5 milyon Osmanlı lirası),1860 Mires Borçlanması Paris’e giderek Demiryolları İdaresi Sandığı Direktörü olan Mires ile 400 milyon Fransız Frangı bir borçlanma anlaşması imzalanmıştır.

 

   32.Padişah ABDULAZİZ 1831 yılında doğdu 1861-1876; 111. Halife 31 yaşında padişah oldu. 2.Mahmut un oğludur.15 yıl Padişahlık yapmıştır. Başkalarının kararı ile devrildi. Orduda birçok yeni reformlar yapıldı. Feriye Köşküne kapatıldı. Birkaç gün sonra öldürüldü. Tarihçiler makasla bileklerini keserek intihar ettiğini yazdılar. Abdülaziz 1830 1876; En büyük borçlanmalar bu döneminde yapıldı. Osmanlı Donanması'nın modernizasyonu idi. Bu nedenle o dönemlerde Avrupa devletlerinden alınan kredilerin çoğu bu konuda harcandı. Sayısı gün geçtikçe artan Osmanlı, Ordusu'nun askerlerine yetecek dönemin son model top ve tüfeklerinin sağlanması da Abdülaziz döneminde gerçekleşmiştir. Donanma Dünyanın 2. Büyük donanması haline getirildi.

- 1862 Borçlanması, Osmanlı Hükümeti ihtiyaçları için kaime bastırmıştır. Bu amaçla 1862 yılında Londra’da Deveaux ve Ortakları ile borçlanma anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre borç tutarı 200 milyon frank karşılığı olan 8.800.000 Osmanlı lirası idi. Bu borçlanma sonucunda hazinenin eline 5.984.000 Osmanlı lirası geçti ve bu para ile kaimeler piyasadan toplanarak darphanede yakılmıştır

- 1863 Borçlanması 1863 yılında Osmanlı Devletinin bankerlere olan borcunun ödenmesi ve artık piyasada bir kıymeti kalmayan Bu borçlanmaya Osmanlı Bankası aracılık etmiş ve 200 milyon frank tutarında bir borçlanma –

- 1865 Ağnam (Koyun) Borçlanması;Osmanlı Devleti iki borçlanma yapmıştır. Bunlardan birincisi Ağnam Borçlanmasıdır, tutarı 150 milyon frank (6,6 milyon Osmanlı lirası), Borçlanma başta Osmanlı Bankası olmak üzere Fransız bankalarından Credit Mobilier ve Societe Generale ile yapılmıştır.

 -1865 I. Tertip Genel Borçlanması hazinenin yaşamış olduğu sıkıntıyı hafifletmek amacıyla iç borçların birleştirilmesine karar vermiştir.1865 yılında I. Tertip Genel Borçlanma adıyla bir borçlanma yapılmıştır. Borçlanmanın tutarı 40 milyon Osmanlı lirası (yaklaşık 900 milyon frank),

  - 1869 yılı Kasım ayında hazinenin ihtiyacını karşılamak üzere Paris’te bulunan Comptoir d’Escompte bankası ile 555.555.500 frank (24.444.442 Osmanlı lirası) tutarında bir borçlanma, Karabulut Accounting and Financial History Research Journal anlaşması imzalanmıştır.

 - 1870 İkramiyeli Rumeli Demiryolları Borçlanması Osmanlı Devleti Rumeli demiryollarının yapımı için kilometre garantisi vermiş ve garantiyi karşılamak için de 1870 yılında “Lots-Turc” adı verilen ikramiyeli tahvilleri çıkartmıştır. Çıkarılan bu tahvillerin tutarı 34.848.001 Osmanlı lirası (yaklaşık 792 milyon frank),Osmanlı Devletinin eline net olarak 254.430.000 frank geçmiştir (Açba, 2004: 82).

   - 1871 Borçlanması 1871 yılında Osmanlı Devleti Crédit Général Ottoman (Osmanlı İtibarı Umumi Müessesesi), Louis Cohen ve Oğulları (Londra) ve Dent, Palmer ve Ortakları (Londra) aracılığı ile 5,7 milyon sterlinlik (6.270.000 Osmanlı lira) bir borçlanma gerçekleştirmiştir.

  - 1872 Borçlanması 1872 yılında Osmanlı hükümeti 278.155.000 frank (12,238.820 Osmanlı lirası) tutarında bir borçlanma gerçekleştirmiştir. Bu borçlanma Crédit Général Ottoman ve Banque AustroOttomane bankalarıyla yapılmıştır.

 - 1873 Borçlanması Osmanlı hazinesi 1873 yılında Credit General ile Paris’teki Credit Mobilier bankalarından 694.444.500 Frank (30.555.558 Osmanlı lirası) tutarında borçlanma gerçekleştirmiştir.

- 1873 II. Tertip Genel Borçlanması 1865 yılında borçların birleştirilmesi amacıyla yapılan borçlanmanın devamı şeklinde olan ve o yılda oluşturulan “Genel Borçlar Büyük Defterine” kaydedilen bir borçlanma 4 Eylül 1873 tarihinde yapılmıştır. Bu borçlanmanın tutarı 22.252.400 Osmanlı lirası olup bu amaçla çıkarılan tahviller sonucu elde edilen paranın 6.306.000 Sterlinlik bölümü konversiyona tabi tutulmuş, kalan 4.820.200 Sterlinlik bölümü değiştirilmemiş ve hazine tahvili olarak kalmıştır.

    1874 III. Tertip Genel Borçlanması Borçların birleştirilmesi amacıyla 1874 yılında III. Tertip Genel Borçlanması Osmanlı Bankası ile %43,5 ihraç fiyatı üzerinden 1.000.000.000 Fransız Frangı (44.000.000 Osmanlı lirası) tutarında yapılmıştır. Bu borçlanma ile birikmiş borçların birleştirilmesi için %5 faiz oranına sahip tahviller çıkarılmıştır. Bu tahviller Londra’da satılmış ve 19.140.000 lira safi hasılat elde edilmiştir. Ancak, bu borçlanmanın ihraç oranı çok düşük olduğundan Osmanlı Devleti için çok ağır bir borçlanma olmuştur.

 

   33.Padişah 5. Murat.112.Halife  (2.Abdulhamit kardeşi) 3 ay tahtta kaldı. Çok çabuk bir şekilde kendisini ölüm korkusu sardı. ‘Akli dengesini yitirdiği için padişahlıktan indirildi’ dense de asıl sebebin kendisini padişah yapanlara verdiği sözleri tutmaması gösterilir.

    34.PADİŞAH II. ABDULHAMİT,113.Halife; II.Abdulhamit; 2. Mahmutun torunu, Abdulmecit’in oğlu, (1876-1909) 113. Halife,34 yaşında tahta çıktı33 yıl tahtta kaldı; II. Abdülhamit 1842 İstanbul- 1918 İstanbul, 1876-1909 (33 yıl), Babası; ABDÜLMECİD, 16 evlilik eşi vardı.

       

  - 1877 Milli Savunma Borçlanması 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sırasında savaşın finansmanı için çıkarılan tahviller halka arz edilmiş ancak bu tahviller satılamamıştır. Bu nedenle, bu tahviller Osmanlı Bankasına %52 ihraç oranından satılmıştır. Bu borçlanmanın tutarı  5 milyon Sterlin (borç tutarı 5.500.000 Osmanlı lirası) olup Osmanlı hazinesine 2.860.000 Osmanlı lirası geçmiştir (Özdemir, 2009: 71).

  

   - 1886 Gümrükler Borçlanması Osmanlı Bankasından alınan avanslarının tutarı 4,5 milyon Osmanlı lirasına ulaşınca Devlet bu borcun birleştirilmesi için %100 ihraç oranı ile 6.500.000 Osmanlı lirası bir borçlanmaya gitmiştir. Bu borçlanma faiz oranı %5 ve itfa oranı ise %1’dir. Borçlanma ile elde edilen tutarın 4.500.000 lirası Hazineye aktarılmadan Osmanlı Bankası’ndan alınan kısa vadeli avanslara mahsup edilmiş, kalanı ise hazineye aktarılmıştır (Yılmaz, 2013: 61).

- 1888 Sayd-ı Mahi (Balık Avı) Borçlanması Osmanlı Devletinin satın aldığı askeri araç ve gerecin bedelinin Almanya’ya ödenmesi için Deutsche Bank ile 30 milyon Alman markı (1.617.647 Osmanlı lirası) tutarında bir borçlanma anlaşması yapılmıştır. Bu borçlanmanın ihraç oranı % 70, itfa oranı % 2 ve faiz oranı % 5 idi (Açba, 2004: 121).

   - 1890 Tebdil (Değiştirme) Borçlanması 1890 yılında Osmanlı Devleti ile Osmanlı Bankası %5 faizli mümtaz tahvillerin, %4 faiz gelirli tahvillerle değiştirilmesi için sözleşme imzalamışlardır. Böylece, Osmanlı Devletinin bu bankaya olan borcu azaltılmış ve elde edilen 159.000 liralık tasarruf ile Duyun-ı Mübeddele-i Muvahhade Eshamı itfa edilmiştir (Yılmaz, 2013: 62).

    - 1890 Osmaniye Borçlanması 1890 yılında yapılan bir diğer borçlanma ise kısa vadeli borçların uzun vadeli borçlara dönüştürülmesi için yapılan borçlanmadır. Bu borçlanma Osmanlı Bankası ile yapılmış olup 24 Uğur, Karabulut Accounting and Financial History Research Journal 2022/July (23); (17-36) borçlanma sonucunda 4.999.500 Osmanlı liralık (4.545.000 sterlin) tahvil çıkarılmıştır.

  -1891 Borçlanması (Borçların Konversiyonu) 1891 yılında borçların değiştirilmesi için Osmanlı Bankası ve Rothschildler aracılığı ile  6.316.920 Sterlin (6.948.612 Osmanlı lirası) tutarında bir borçlanma anlaşması yapılmıştır. Bu borçlanma sonucu elde edilen 5.685.228 sterlin (6.253.750 Osmanlı lirası) tutarın büyük kısmı borçların itfasında kullanılmıştır. Borçlanmanın 4.285.630 sterlinlik büyük bir kısmı 1877 tarihli % 5 faizli Milli Savunma Borçlanmasından henüz ödenmemiş olan tahvillerin itfası için kullanılmış, kalan 1.399.598 sterlinlik kısmı ise ek borç olarak kullandırılmıştır (Özdemir, 2009: 87).

- 1893 Tömbeki Borçlanması Osmanlı Hükümeti bütçe açıklarını finanse etmek amacıyla 1891 yılında yabancı sermaye tarafından kurulan Tömbeki şirketi ile 8 Mayıs 1893 tarihinde şirketin verdiği vergiye mahsuben bir borçlanma anlaşması imzalanmıştır. Bu borçlanmanın tutarı 1 milyon Osmanlı lirası olup faiz oranı % 4, itfa oranı % 1 ve vadesi 41 yıl olarak belirlenmiştir (Açba, 2004: 123). - 1894 Şark Demiryolu Borçlanması 1894 yılında Rumeli Demiryolu şirketinden 1881 yılında alınan 23 milyon franklık avansın kapatılması için Deutsche Banque ve Bank Internationale ile bir borçlanma anlaşması yapılmıştır. Bu borçlanmanın tutarı 40 milyon frank, faiz oranı % 4, itfa oranı % 3,5, ihraç oranı %73,5 ve vadesi 64 yıldır (Yılmaz, 2013: 63).

- 1894 Borçlanması 1854 ve 1871 yıllarında yapılan borçlanmaların yeni tahvillerle değiştirilmesi için Osmanlı Bankası ve Rotschildler ile 16 Mayıs 1894 tarihinde bir borçlanma anlaşma yapılmıştır. Bu borçlanmanın tutarı 8.212.340 Sterlin (9.033.574 Osmanlı lirası), faiz oranı % 3,5, ihraç oranı %91 ve vadesi 61 yıldır (Yılmaz, 2013: 64).

- 1896 Borçlanması 1896 yılında Osmanlı Bankası ile 3.272.720 Osmanlı lirası tutarında faiz oranı % 5, itfa oranı % 0,5, ihraç oranı %85 ve vadesi 49 yıl olan bir borçlanma yapılmıştır (Yılmaz, 2013: 64). 25 Uğur, Karabulut Muhasebe ve Finans Tarihi Araştırmaları Dergisi 2022/Temmuz (23);(17-36)

- 1902 Gümrük Borçlanması (Borçların Değişimi) 1886 yılında Gümrükler borçlanması ile Osmanlı Bankasına verilen Osmanlı Bankası ile tekrar bir borçlanma yapılmıştır. Bu borçlanmanın tutarı 8.600.000 Osmanlı lirası,

    - 1903 Bağdat I.Tertip Demiryolu Borçlanması Konya-Bağdat demiryolunun 200 kilometresi için verilen garantiyi ödemek amacıyla 1903 tarihinde Osmanlı Hükümeti ile Deutsce Bank arasında 2.376.000 Osmanlı lirası tutarında bir borçlanma anlaşması imzalanmıştır. Bu borçlanmanın vadesi 98 yıl, fTahvil-i Düyunu 1888 yılında yapılmış Sayd-ı Mahi borçlanmasına ait %5 faizli tahvilleri, %4 faizli yeni tahvillerle değiştirmek amacıyla 1903 yılında Deutche Bank ile 2.640.000 Osmanlı lirası tutarında bir borçlanma yapılmıştır. Ele geçen tutar ise 2.112.000 Osmanlı lirası olmuştur 1903 Dış Borçların Birleştirilmesi (Tevhid-i Duyunu) 1903 yılında borçların birleştirilmesi amacıyla Düyunu Umumiye İdaresi yönetimindeki gelirler karşılık gösterilerek 29.762.520 sterlinlik (744.063.000 frank veya 32.738.772 Osmanlı lirası) tutarında bir borçlanmaya gidilmiştir. Bu borçlanma ile ihraç edilmiş tüm tahviller %4 faizli yeni tahvillerle değiştirilmiştir. Bu amaçla, o tarihte tedavülde bulunan 75.918.019 Osmanlı lirası tutarındaki tahvil 32.738.772 Osmanlı liralık tahvil ile değiştirilmiştir (Özdemir, 2009: 89).

 - 1904 Borçlanması 1904 yılında hazinenin finansman ihtiyacı için Osmanlı Bankası ve Paris’teki Comptoir National d’Escompte ile 2.750.000 Osmanlı lirası (2.500.000 Sterlin) tutarında bir borçlanma anlaşması yapılmıştır.

 - 1905 Borçlanması Bu borçlanmanın başlangıcı 1901 yılına gitmektedir. 1901 yılında ihraç edilen tahviller satılamamış, satılamayan bu tahviller 1903 yılında 2.666.664 Osmanlı lirası nominal bedelli yeni tahvillerle değiştirilmiş, ancak bu değiştirme işlemi de gerçekleştirilmemiştir. Bu tahviller 1905 yılında Düyunu Umumiye gelirinin Osmanlı Devletine ait kısmı karşılık gösterilerek 26 Uğur, Karabulut Accounting and Financial History Research Journal 2022/July (23); (17-36) Osmanlı Bankası vasıtasıyla piyasaya sürülmüştür. Bu borçlanmanın tutarı 5.306.664 Osmanlı lirası olup faiz oranı Bu borçlanma ile elde edilen tutarın bir bölümü Osmanlı Bankasına olan borçların kapatılmasında kullanılmıştır .

- 1905 Askeri Teçhizat Borçlanması Osmanlı Devletinin 1904 yılında Almanya’dan askeri mühimmat alımı için bir anlaşma yapmıştır. Bu anlaşmaya göre askeri mühimmatın bedeli 1905 yılında ödenecektir. Ancak, 1905 yılında Anadolu Şimendiferleri ile Alman Deutche Bank’a olan borçların vadesi de dolduğundan Osmanlı hazinesi sıkıntıya girmiştir. Bu sıkıntıyı aşmak için Osmanlı Devleti ile Deutche Bank arasında 17 Nisan 1905 tarihinde 2.640.00 Osmanlı liralık bir borçlanma anlaşması imzalanmıştır. Bu borçlanmanın faiz oranı %4, itfa oranı %0,5, ihraç oranı %81 ve vadesi 56 yıl olmuştur (Açba, 2004: 134).

- 1906 Tahvil-i Duyun (Borçların Değiştirilmesi) Osmanlı hükümeti 1906 yılında gümrük vergileri ile bazı illerin aşar vergisini karşılık göstererek Osmanlı Bankasından, %4 faizli ve ihraç oranı %87,5 olan 9.537.000 Osmanlı lirası tutarında bir borçlanma anlaşması imzalamıştır. Bu borçlanmanın ile elde edilen 6.786.000 Osmanlı lirasının önemli bir bölümü 1890 yılı mümtaz tahvillerinin itfasında kullanılmıştır (Kopar ve Yolun, 2012: 351).

 - 1908 Borçlanması 1908 yılında Osmanlı Bankası ile 4.711.124 Osmanlı lirası tutarında bir borçlanma anlaşması imzalanmıştır. Bu borçlanmanın faiz oranı %4, itfa oranı %0,5 ve vadesi 1964 yılıdır (Kopar ve Yolun, 2012: 351). - 1908 II. ve III. Tertip Bağdat Demiryolları Borçlanmaları Bağdat Demiryolu Şirketine verilmek üzere 2 Haziran 1908 tarihinde “Bağdat II. Tertip Demiryolu Borçlanması” ile 4.752.000 liralık, “Bağdat III. Tertip Demiryolu Borçlanması” ile de 5.236.000 liralık olmak üzere toplam 9.988.000 liralık bir borçlanma anlaşması imzalanmıştır (Özdemir, 2009: 91).

- 1909 Borçlanması Osmanlı Devleti bütçe açıklarını kapatmak için 1909 yılında Osmanlı Bankası ile 7 milyon Osmanlı lirası tutarında bir borçlanma anlaşması yapmıştır.Soma – Bandırma Demiryolu Borçlanması İzmir-Bandırma demiryolunun Alaşehir-Afyonkarahisar hattının yapımını üstlenen şirkete verilmek üzere bu şirket ile Osmanlı hükümeti arasında 3 Aralık 1910 tarihinde bir borçlanma anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşma ile her biri 22 Osmanlı lirası (500 Fransız Frangı) değerinde 1.712.304 Osmanlı lirası tutarında tahvil çıkartılması kararlaştırılmıştır. Çıkarılan bu tahvillerin faiz oranı 82 yıldır 

    

 35.Padişah  114. Halife 5. Mehmet Reşat (1909-1918) 65 yaşında padişah oldu.– Türkçe AND okutan, V. Mehmed (Reşâd) 1844 İstanbul 1909-1918 (9 yıl), Babası; Abdülmecit

    - 1911 Hudeyde-Sana Borçlanması 1911 yılında iki önemli borçlanma anlaşmasından birincisi Hudeyde-Sana demiryolu hattının yapımını üstlenen şirket ile 1.090.020 Osmanlı lirası tutarında yapılan borçlanma anlaşmasıdır. Bu borçlanmanın faiz oranı %4, itfa oranı %0,098, ihraç oranı %84 ve vadesi 95 yıldır (Açba, 2004: 137).

 - 1911 Gümrük Borçlanması 1911 yılında yapılan diğer bir borçlanma anlaşması ise Osmanlı Hükümetinin bütçe açıklarını kapatmak için Alman Deutche Bank ile 7.040.000 Osmanlı lirası tutarında yaptığı borçlanma anlaşmasıdır. Bu borçlanmanın faiz oranı %4 ve itfa oranı % 1 ve ihraç oranı %84 olmuştur (Açba, 2004: 135).

 - 1913 Konya Ovası Sulaması Borçlanması 1913 yılında Konya ovasının sulaması için Osmanlı Devleti ile Anadolu Demiryolu Şirketi arasında 818.970 Osmanlı lirası tutarında bir borçlanma anlaşması yapılmıştır. Bu borçlanmanın faiz oranı %5, itfa oranı %1,5 ve vadesi 35 yıldır (Geyik, 2013: 74).

 - 1913 Doklar Borçlanması Osmanlı Hükümeti 1913 yılında tersanede yapmak istediği iyileştirmeler için bir anonim şirket kurmuştur. Kurulan bu anonim şirkete sermaye koymak için de, Sivas ilinin aşar vergisi karşılık gösterilerek, W.G. Armstrong Whitworths and Company şirketlerinden tahvil karşılığı 1.485.000 lira tutarında borçlanmaya gidilmiştir. Bu borçlanmaya “Doklar Borçlanması‟ adı da verilmektedir (Özdemir, 2009: 93).

  - 1914 Gümrük Borçlanması Trablusgarp ve Balkan Savaşlarının masraflarını karşılamak için alınan avansları ödemek ve bütçe açıklarını kapatmak için 1914 yılında iki parça halinde borçlanmaya gidilmiştir. Bu borçlanmanın toplam tutarı 35 milyon Osmanlı lirası olup elde edilen bu tutarın Accounting and Financial History Research  22 milyonluk kısmı Osmanlı Bankası aracılığı ile Fransız şirketlerden sağlanmıştır.

  4. DIŞ BORÇLARIN TASNİFİ Osmanlı Devletinin ilk defa borç aldığı 1854 yılında 1914 yılına kadar yapmış olduğu borçlanmalar çeşitli kriterler bağlamında tasnif edilmiştir. Bu kriterler sırasıyla borcun alındığı dönem, borcun faiz ve itfa oranı, borcun vadesi, borcun alındığı ülke ve aracılar ve borcun kullanım amaçlarıdır.


    
36.Padişah- 115. Halife 6. MEHMET VAHDETTİN (1918-1922) Osmanlının yenik çıktığı ve İstanbul’un işgal edildiği bir dönemde padişahlık yaptı.17 Kasım’da bir İngiliz gemisi ile ülkeden kaçtı. VI. Mehmed(Vâhideddîn) Saltanat dönemi 4 yıldır.Beş eşi vardır.  5.eşi Nimet Nevzad Hanımefendi . Vahdettin'in padişahlığı sırasında 1 Eylül 1921'de  19 yaşında
Yıldız Sarayı'nda evlenmiştir. Sakarya Meydan Muharebesi 23 Ağustos 1921 de başlayıp 22 gün 22 gece süren 13 eylül 1921 tarihinde  zaferle sonuçlanmıştır.

       Dünya Sanayi devrimi,1860 yılında Birleşik Kıralık, Kuzey Amerika ve Japonyayla başlayıp dünyayı sarmış ve 1. Dünya savaşına 1914 yılına kadar sürmüştür. Osmanlı Bu treni kaçırmış, büyük borçlara girmiştir.

    9. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Ermeni çeteleri tarafından Kafkasya'da yapılan katliamlar da vardır. Bu dönemdeki kayıplar hakkında değişik kaynaklardan çeşitli bilgiler bulunur. 93 Harbi sırasında Justin McCarthy 260 bin kişinin kaybolduğunu belirtirken, Kemal Karpat 300 bin kişinin öldürüldüğünü savunmaktadır. 20. yüzyılın başı ve I. Dünya Savaşı döneminde de bölgedeki Müslüman-Türk karşıtı Ermeni hareketleri devam etmiş, köylere karşı saldırılar yapılmıştır.

       Fas’ı 1603 Cezayir’ i (1830) Kaybettiğimizden tarih; Kıbrıs, Karadağ, Bosna Hersek kaybettiğimizde 1878-1887dir. Mısır 1517 yılında Osmanlı idaresine girer, 1914 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğunun bir parçası olarak kalmıştır. Ancak 1798,1801 yıllarında Fransızların işgal ettiği Mısır, 1882 yılında İngiltere tarafından işgal edilerek bu ülkenin fiili himayesine girmiştir. Tunus 1881 yılında Fransızlar tarafından işgal edilmiş, Girit’i kaybettiğinde 1887, Bulgaristan 1870, tarihinde Osmanlı padişahı Abdülaziz, Bulgar Eksarhlığı'nın (Rumlardan bağımsız Bulgar Ortodoks Kilisesi) kurulmasına izin vermiş,1909 yılında Bulgaristan tam bağımsızlığına kavuşmuştur.

  1877-1878 93 Harbinde kaybettiği yerleri  geri almak için 118 bin Ordu mensubu asker ile Enver Paşanın 22 Aralık 1914 Tarihinde başlattığı harekette; Sarıkamış‘ta, Allahuekber Dağlarında Sadece donarak değil , mermi ata ata, düşmanla Ruslarla göğüs göğüse çarpışa çarpışa Rusları ezerek yürüdüler; Hatta Enver Paşa ve 9. Kolordu Bardız da  bulunan Kilisde asılı Rus Bayrağını indirerek, Türk Bayrağını çekmelerine rağmen Kars’ı Ruslardan geri almak için hareketimiz mağlubiyetle sonuçlandı. 5 Ocak 1915 tarihinde Erzuruma çekilmek zorunda kaldık.

Kars Ardahan Batum 93 harbinde kaybedilmişti, Erzurum Bayburt Gümüşhane Erzincan, Trabzon, Muş Bitlisi de işgal etti. Rusların esas Hedefi Trabzon ve Büyük Ermenistan topraklarını Almaktı.

2- Suriye Filistin cephesi  Suriye-Filistin Cephesi (Ocak 1915 – Ekim 1918): Almanya’nın isteğiyle açılan bu cephe de İngilizlerin sömürgeleri ile olan bağlantısını kesmek için açılmıştır 3-Irak Cephesi Cephesi (Kasım 1914 – Kasım 1918): Osmanlı Devleti’nin savunmada olduğu bir cephedir ve bu cephe de İngiltere ve Fransa’nın, tıpkı Hicaz-Yemen’de olduğu gibi petrol yataklarına hâkim olmak istemesi sebebiyle ve Rusya’ya ekonomik ve askeri yardım ulaştırmak amacıyla açılmıştır, 4-Hicaz-Yemen Cephesi (Kasım 1914 – Haziran 1916): Osmanlı Devleti’nin bu cephede var olmasının ana amacı kutsal toprakları savunmak olmuştur. Ortadoğu petrollerini kontrol altında tutmam isteyen İtilaf Devletleri ile savaşılan bu cephede Osmanlı Devleti istediğini alamamıştır. 5-.İran Cephesi (Aralık 1914 – Ekim 1918): Osmanlı Devleti ile Rusya-İngiltere arasında İran’ın kuzeybatısında çarpışmalar yaşandığı bir cephedir.6--Kanal Cephesi (Ocak 1915): Osmanlı Devleti için bir taarruz cephesi olan bu cephede İngiltere ile Osmanlı İmparatorluğu karşı karşıya gelmiştir. Cephenin açılmasının ana amacı; Osmanlı Devleti’nin İngiltere’nin sömürgelerine giden yolları kapatmak istemesi ve Mısır’ın geri alınmak istenmesidir.7- Çanakkale Cephesi (Şubat 1915 – Ocak 1916): Osmanlı Devleti’nin kesin zaferiyle sonuçlanmış tek cephe Çanakkale Cephesi’dir. Hem karada hem denizde gerçekleşen savaşlar sonucunda İtilaf Devletleri boğazı geçememişler ve 1. Dünya Savaşı’nın süresi yaklaşık 2,5 sene kadar uzamıştır. -8-Makedonya Cephesi (Ekim 1915 – Eylül 1918): Osmanlı Devleti’nin dâhil olduğu bir yardım cephesidir.9- Galiçya Cephesi (Ağustos 1916): Tıpkı Makedonya Cephesi gibi Osmanlı Devleti’nin yardım gönderdiği bir cephedir.10- Romanya Cephesi (Ağustos 1916): Romanya’nın Avusturya-Macaristan’a saldırması sonucu açılan bu cepheye Osmanlı Devleti de asker göndermiştir.

Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’nda kazandığı topraklar, cephenin Osmanlı Devleti’nin mağlubiyetiyle sonuçlanmasına rağmen Kafkas Cephesi’nde kazanılmıştır. Rusya’nın savaştan çekilmesinin ardından 1918 tarihinde imzalanan Brest-Litovsk antlaşması ile 1878 Berlin Antlaşması ile Rusya’nın eline geçen Kars, Ardahan, Artvin ve Batum Osmanlı Devleti’ne geri verilmiştir.

 ARAP İSYANI veya Arap İhanetiI.Dünya Savaşı sırasında Haziran 1916 tarihinde Yemen'de AdenSuriye'de Halep'i kapsayan bağımsız ve birleşik Arap devleti yaratma amacıyla Şerif Hüseyin Bin Ali tarafından başlatılmıştır. İsyanın laik Arap milliyetçilik açısından köklü bir başkaldırı olarak kabul edilme eğilimi olsa da Şerif, Haziran 1916 tarihinde Osmanlı Hükümeti'nin Müslümanlığın kutsal değerlerini çiğnediği ve "Arapların haklarının çiğnendiği" iddialarını sebep göstererek isyan etti. Aksine Türkler, Müslüman topraklarını hakimiyeti altına almaya çalışan güçlere karşı savaşı sırasında Müslüman hilafeti için savaştığını iddia eden kabilelerin isyan ederek İslam'a ihanet ettikleri ortadadır.

 

  Hüseyin bin Ali el-Haşimi, bilinen adıyla Şerif Hüseyin: 1852, İstanbul - ö. 4 Haziran 1931, Amman), 1908-1916 yılları arasında Mekke Şerifi, 1916-1924 arası Hicaz Kralı olan Arap lideri.

1852 yılında İstanbul'da doğdu. 1893 yılında yine İstanbul'a çağrıldı. 1908'de II. Abdülhamid tarafından Mekke Şerifi olarak atandı. I. Dünya Savaşı sırasında Arapların bağımsızlığı için ayaklanma başlattı ve Birleşik Krallık'tan destek gördü. 1916 yılında bağımsızlığını ilan ederek kendini Hicaz Kralı ilan etti. Arabistanlı Lawrence ile birlikte isyana önderlik etti.

Savaştan sonra kurulan İngiliz ve Fransız Manda yönetimlerini kabul etmeyerek, kendisini tüm Arap ulusunun kralı ilan etti. Versailles Antlaşması'nı kabul etmemesi nedeniyle, İngilizlerle arası açıldı. Bu sıralarda İngilizlerin desteklediği Suudi ve Vahhabi saldırılarıyla karşı karşıya kaldı.

     Mart 1924'te  halifeliğin TBMM tarafından kaldırılmasından sonra, Mekke ve Medine

'nin elinde olmasına dayanarak kendisini yeni halife ilan etti.     

 

 Bir süre sonra, Suudilerin desteklediği İhvan tarafından Taif'te yakalandı ve İngilizler tarafından Kıbrıs adasına sürgün edildi. Daha sonra oradan ayrılarak, Ürdün Kralı olan oğlu I. Abdullah'ın yanına yerleşti ve 1931'de orada öldü.

      İngiliz Muhipleri Cemiyeti (İngiliz Dostları Derneği), Damat Ferit Paşa ve Sait Molla gibi üyeleri bünyesinde bulundurmuş ve hararetli bir   şekilde İngiliz Mandasını savunan Türk millî varlığına düşman cemiyet 20 Mayıs 1919'da kurulan, İngilizlerden para yardımı alan, Anadolu'da karışıklıklar çıkarmayı ve Kurtuluş Savaşı'nı engellemeyi amaçladı. Kurtuluş Savaşı'na karşı yapılan tüm yıkıcı eylemlerin ve örgütlenmelerin destekleyicisi oldu. İngiliz casusluğu görevini de yürüten Muhipler Cemiyeti üyeleri, İngiliz ajanı Frew’in talimatıyla, İstanbul’un en yoksul semtlerindeki Türk ailelerine her gün çok miktarda et dağıtarak işe başladı, İstanbul'un işgalinden sonra özellikle kentin zenginleri ve ileri gelenleri, mevcut durumlarını muhafaza etmek ve işgalden menfaat sağlamak maksadıyla bu derneğe üye olmuşlardır.

        İngiliz ekonomik sermayesiyle güçlenen teşkilat, desteklediği diğer yan kuruluşlarla Anadolu’da oluşan  Kuvâ-yı Milliye’yi yok etmeye yönelik hareketini hızlandırdı. Marmara ve Ege bölgelerinde çıkan isyanlar dahil, Konya-Bozkır ayaklanmaları ile  Konya Delibaş Mehmet İsyanı hareketinde de büyük rolleri olan cemiyetin yayın organı “İstanbul” gazetesiydi.

       Türk Millî kuvvetlerin Anadolu’ya hakim olmalarıyla siyaset sahnesinden silindiler. 1928'de Latin harflerine geçilmesi sonrası, kentin Türkçe adının Latin harfleriyle yazılmış hali Istanbul uluslararası kullanıma girdi. İstanbul kentin uluslararası adı ilan edildikten sonra "Konstantinopolis" adının mektuplarda veya diğer yazışmalarda ve uluslararası alanlarda kullanılması yasaklandı.     

     O günkü şartlarda Halifeliği olmazsa olmaz gören Yavuz Sultan Selim ile  ulema  Şeyh İdris-i Bitlis-i ve diğerleri Memlüklülerin elinden Abbasi halifeliğini almak için Mercidabık ve Ridaniye savaşlarını tertip ederler, bu savaşların sonunda, kılıç zoruyla artık halifelik Türklerindir.

    Size şunu söylemeliyim ki İslamiyet te Allahın ipi Kur’ana sarılınsa idi, Halifelik Efendimiz zamandnında gibi uygulansa idi diğer dinler ortadan kendiliğinden  ya silinir yada  çok azınlıkta kalırdı. Kılıcı kuvvetli olan rakibini öldüren boğan sultan olmaz; gönülleri fetheden, insanları en iyi koruyan, ona hizmet eden İşin Ehli Adaletle hükmeden Hakan sultan seçilirdi.

Yunan adaları Limni ve Semadirek ile Türk adaları Gökçeada ve Bozcaada. Bu "Boğaz önü" adaları Boğazlarla birlikte, Boğazlar Rejimine ilişkin Lozan Antlaşması'nın 4. maddesiyle askerden arındırıldı.

LimniSakızSisam ve İkarya adlı Yunan adaları. Bunlar Lozan Antlaşması'nın 13. maddesi gereğince ülkelerinde ancak polis ve Jandarma kuvveti bulunabilecek, deniz üssü ve istihkâm kurmanın yasak olduğu adalardır.

On İki AdalarParis Antlaşması ile İtalya'dan alınıp Yunanistan'a verildi. Antlaşmanın 14. maddesine göre bu adaların üzerinde ancak asayişi sağlayacak kadar kuvvet bulundurulabilir.

Yunanistan'a göre, antlaşmalar yapıldığı sıradaki koşullar köklü biçimde değişmiştir (rebus sic stantibus), dolayısıyla adalar üzerindeki sınırlama ortadan kalkmıştır. Ayrıca Boğazları silahtan arındıran Boğazlar rejimini düzenleyen Lozan Sözleşmesi'nin yerine 1936 Montreux Antlaşması geçmiş ve Boğazlar tekrar silahlandırılmıştır. 1923 Lozan Boğazlar Sözleşmesi tamamen sona ermiştir.

                                                                                    İNCELEME VE YAZILAR ERCAN ÇELİK

-Bu YAZILAR İYİCE ARAŞTIRILMIŞ  EN AZ 4 KAYNAKTAN  DOĞRULANMIŞTIR, EY İNSANOĞLU DÜŞÜN VE KENDİNE GEL,  SENDE ARAŞTIRABİLİRSİN OYUNA GELME KİMSEYİ KAFİR İLAN ETME, ALLAH HERŞEYİ BİLENDİR. SEN SADECE DİN OLARAK KURANI OKU ANLA ANLAT EFENDİMİZ MUHAMMET MUSTAFAYI  FİİLLERİ VE UYGULAMALARINI TAKİP ET. 

 

 

 

 

 

 

Ekleyen:  Ercan ÇELİK
Ekleme Tarihi:  17.12.2022
İzlenme:  363
Yazdır:Yazdır
 
Eklenen Yorumlar 
Bu Konuda En Çok Okunan Yazılar
 
BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK ve DOĞAL HAYAT
OECD’nin (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) 2008 yılında hazırladığı Çevresel Performans İncelemeleri: Türkiye başlıklı bir raporuna göre; ülkemizde flora (ağaç-bitki varlığı) ve fauna (hayvan varlığı) durumunun genel görünümü:
Ercan ÇELİK [ 19.1.2013 Devamı
 
KÜRESEL STRATEJİDE SUYUN ÖNEMİ
Bilgi çağında susuz yaşanamayacağı gibi, geçmiş çağlarda da yaşanmamıştır ve gelecek çağlarda da yaşanmayacaktır. Ne petrol, ne bor, ne de başka madenler ve kaynaklar tutar suyun yerini
Ercan ÇELİK [ 12.1.2013 Devamı
 
KEKİK VE ADAÇAYI YETİŞTİRİLMESİ
Kekik Yetiştiriciliği
İklim Ve Toprak İstekleri: Akdeniz bölgesine ait bir bitki olmasına rağmen soğuklara dayanabilen bir bitkidir. Toprak yönünden fazla seçici değildir. Killi taban arazilerde daha iyi gelişir.
Ercan ÇELİK [ 12.1.2013 Devamı
 

CEVİZİN İNSANAveİNSANLIĞA FAYDALARI

  • En Çok Okunanlar
  • ATA İMAR MÜLK YAPI K...
  • Atatim İmar Müşavirl...
  • ATATİM İNŞAAT İMAR M...
  • ORTAK ADAYLARIMIZA G...
  • ÇALIŞANLARIN ORTAK O...
  • YÖNETİCİLERİMİZ,ÇALI...
  • DÜNYANIN EN KALABALI...
  • ÇEVRE BAKANLIĞI TEFT...
  • MUSTAFA KEMALİN SAKL...
  • GÖKÇEADA...
  • SİVRİHİSAR KAYMAKAML...
  • VAKIFLAR ANKARA BÖLG...
  • TÜRKİYE,DAĞLARI,GÖLL...
  • VAKIFLAR GENEL MÜDÜR...
  • Değerli KARDEŞLERİM ...
  •  
  • En Son Eklenenler
  • Atatim İmar Müşavirl...
  • ATA İMAR MÜLK YAPI K...
  • ATATİM İNŞAAT İMAR M...
  • ORTAK ADAYLARIMIZA G...
  • ÇALIŞANLARIN ORTAK O...
  • YÖNETİCİLERİMİZ,ÇALI...
  • DÜNYANIN EN KALABALI...
  • ÇEVRE BAKANLIĞI TEFT...
  • MUSTAFA KEMALİN SAKL...
  • GÖKÇEADA...
  •  

     

    Her Hakkı Saklıdır. ERCAN ÇELİK© 2013 Tasarim : Linear Yazilim