Marmara Adası "Ercan Çelik Aşılı Ceviz Ve Fıstık Çamı (Ara Ekim AromatikTıbbi Bitkiler Organik Tarım) Uygulama Projesi"; Projenin 15.12.2012 tarihine kadar bitirilmesi esası, 3 yıl bakım süresi de olmak üzere Finansör ORTAKLARIMLA 2500 DEKARDA anlaşılan sahada; ÜRETİMİN BAŞLAMASI 2013 yılında ara ekim Adaçayı, Kekik, Lavanta; 2015 yılında Cevizler; 2017 yılında Fıstık Çamları Yetişmesi gerekirdi. Oysa 2016 yılında tespit yaptırdığımda Tonlarca, Kekik Adaçayı, Lavanta Bal Satılmış, Hibeler alınmış, Cevizler ve fıstık çamlarının, selvilerin çoğu kurumuş, sahanın yarısı boştu.
“İnsanlarımız Alın Terinin Karşılığında Çalışırken Ölmesin, Yaralı Hasta Sakat Kalmasın, Çalışma Alanları Sağlıkları ve Çevresi Bozulmasın, Analar Yavrular Ağlamasın, Güven İçinde Daha Kaliteli Üretip Huzurlu Mutlu Olsunlar diyerek” Çalıştığım; Çevre İş Sağlığı Güvenliği Uzman Eğiticiliği ve Kurumsal Müdürlüğünden Döndüğümde; Ankara 6. Noterliğinden Finansör Ortaklarımın Yaptıkları Sahtekarlıkları, Beni Ailemi Bankaları (Ziraat Bankası ve BDDK yöneticileri ile Dolandırma Yolsuzluklarının 8.inci kere İhtar edilmesi; Alınan Kredi Ve Hibelerin Milyonlarca Dolar Karşılığı TL kendi hesaplarına aktarılması; Tonlarca Kekik; Adaçayı, Lavanta ile Bal Satışının yapılması; Ziraat Bankasından Çalışan Gözüken Çetelere Çıkartılan Korsan Kartların İptali; Organik Tarım Hibelerinden Alıp Sahaya koydukları ARILARIN MARMARA KAYMAKAMLIĞINA KAYIT Ettirmemden sonra; çok teşkilatlı bir şekilde; Marmara Adası Ormanlarının emanet edildiği ORMANCI ABDULLAH SARKAN ve onun tarafından tavsiye tayin edilen; Menfaat Paylaşımı yapılan ÇETENİN ŞAHİTLİĞİNDE; Küçücük yaştan beri insanlık aleminde ve Devlette Dosdoğru Hizmet Etmiş Şahsımı, Ayrıca; BİZLERİ İnsanlık Aleminde GECE GÜNDÜZ ÇALIŞARAK ALIN TERİ VE EMEKLE; ÖNCÜ YAPAN 87 yaşındaki BABAMA YOĞUN BAKIMDA Hastanede VE YATALAK EVİNDE BAKTIĞIM SIRADA; JANDARMA KARAKOLUNDAN HIRSIZ DOLANDIRICI OLARAK TACİZLE İFADEM ALINMASI; ORTAKLARIMI YARIM ASRA YAKIN ÜLKÜCÜ LİDERLER OLARAK tanımamdan, Muhsin Yazıcıoğlu' nun Ailesinin de Şirkette Bulunmasından; kendisine yazdığım halde sessiz kalıp bir dönüş alamamış olmamdan; birlikte mücadele Adamı olmalarından; DEVRİ İKTİDARINIZDAN beri sizlerle birlikte çalışıyor olmalarından; DEPRESYON Geçirip Babama Bakamaz durumda Hasta Oldum. İnsanlık Tarihinin Utanç tablosu, KARA LEKESİ Olduğu Kadar, KIRMIZI KAN RENGİ YAZIYLA NOT DÜŞÜLMESİ, Unutulmaması gereken bir olaydır. Çükü bu olay; İnsanlık Tarihinde olmayan Aşağılık İğrenç, 24 Aralık 2012 tarihinden beri; İnsanlığı DİNİN GÜZELLİK VE İYİLİKLERİN ARKASINA SIĞINARAK Kandırıp katleden Ateşe sürükleyen ÇETE HAREKETİDİR.
Sahayı Karşılıksız Elde Etmek, varlıkları kredi ve hibeleri kendilerine çevirmek İÇİN; Şahsıma Yaptıkları bir yana, Sürekli MİKTARDA BİR MİLYONBEŞYÜZ SEKSEN DOLAR borçlandırarak, 50 yıllık gelirime el koyan Protokoller imzalatarak, Vekaletini Verceksin Sahaya Gelmeyeceksin Diyerek, Şirketim ESCAN A.Ş yi Borçlar altına sokup batırarak, Çalışan akrabalarımı Tehdit ve Tacizle Çalışma Hak Ve Hürriyetlerini elinden alarak, Beni Mahkemelere vererek, Avukat, Savcılar, Kaymakamlıklar, Çevrem İnsanlarına verdikleri bilgi ve yalanlar ile Ailemi ve etrafımı da Hastalandırmışlardır. BU OLAYI, BASIN YAYIN BAŞTAN AŞAĞI BELGELERİYLE ELE ALDIĞI Gibi; Bu işin içinde olanlar Kamu görevlerinden ayrılıp evine çekilmelidir.
Mahkemeler Yoluyla Başsavcılık tek tek inceleyerek, Üniversiteden ve Uzman Çiftçilerden Heyet Halinde bilirkişiliği ile gerekli soruşturmayı yapmalı, ÇETENİN MAL VARLIKLARI TMSF ye aktarılmalı, Zarar Veren DEVLET İdarecilerine cezalar tek tek rücu ettirilmelidir.
CENNET VATANIMIZI Ve İnsanlığı ÇETELER KUŞATMIŞTIR. Bu devlet içinde ve dışında bulunan ÇETELER öyle azıtmıştır ki VAHŞİ HAYVAN ZEHİRLERİ Gibidir Dilleri, TÜMÜNÜN MAL VARLIKLARI TMSF YE VE HAZİNEYE AKTARILMALI, Vatandaşların zararları oradan ödenmelidir.
-150 Yılığına 2500 Dönüm Tarafıma Tahsisli Marmara Adası “Ercan Çelik Aşılı Ceviz Ve Fıstık Çamı Özel Ağaçlandırma Uygulama Projesi” Fikri Mülkiyet Hakkımın tarafıma tescili gerekir.
Sahayı Karşılıksız Elde Etmek, varlıkları kredi ve hibeleri kendilerine çevirmek İÇİN; Şahsıma Yaptıkları bir yana, Sürekli 24 Aralık 2012 tarihinden beri; YÜKLÜ MİKTARDA BİR MİLYON BEŞYÜZSEKSEN DOLAR borçlandırarak, 50 yıllık gelirime el koyan protokoller imzalatarak, Vekaleti Verip Sahaya Gelmeyeceksin Diyerek, Şirketim ESCAN A.Ş yi batırarak, Çalışan akrabalarımı Tehdit ve Tacizle Çalışma Hak Ve Hürriyetlerini elinden alarak, Beni Mahkemelere vererek, Avukat, Savcılar, Kaymakamlıklar, Çevrem İnsanlarına verdikleri bilgi ve yalanlar ile Ailemi ve etrafımı da Hastalandırmışlardır. BU OLAYI, BASIN YAYIN BAŞTAN AŞAĞI BELGELERİYLE ELE ALDIĞI Gibi; Bu işin içinde olanlar Kamu görevlerinden ayrılıp evine çekilmelidir. Mahkemeler Yoluyla Başsavcılık tek tek inceleyerek, Üniversiteden ve pratik Çiftçilerden uzmanların Heyet Halinde bilirkişiliği ile gerekli soruşturmayı yapmalı, ÇETENİN MAL VARLIKLARI TMSF ye aktarılmalı, Zarar Veren DEVLET İdarecilerine cezalar tek tek rücu ettirilmelidir. CENNET VATANIMIZI Ve İnsanlığı ÇETELER KUŞATMIŞTIR, TÜMÜNÜN MAL VARLIKLARI TMSF YE VE HAZİNEYE AKTARILMALI Vatandaşların zararları oradan ödenmelidir.
İş Müfettişleri tarafından Kurduğumuz TUDEV, "Türkiye Müfettişler Uzmanlar Vakfı" Genel Başkanlığını Yaparken, Amblemini Kendim Çizmiş, Başbakanlık Ve Bakanlıklardaki, bir çok Başarılı Uzmanı tek tek ziyaret ederek üye yapmış, Türkiye nin Ve Dünyanın Geleceğine İlişkin IŞIK Tutacak Fikir Merkezi yapmak istemiştim. Seçime Girerken Tüm üyelere ayrı ayrı Fikir Ve Düşüncelerini Sormuş, Tek Liste İle Seçime girmiştik. Çalışma Bakanlığı İş Müfettişlerinden arkadaşlarım olan 6 kişilik azınlık bir grup çete, Seçimde Çarşaf Listede sadece benim adımı çizdiler. Bu yapının Türkiye ve insanlığa faydalı olmayacağını haykırarak Vakıftan istifa ederek ayrıldım. Bir daha öyle Vakıflara katılmayacağım, Ancak bu Vakfın ve Türkiye de Bulunan Diyanet Vakfının, Tüm Vakıflar İle Vakıflar Genel Müdürlüğünün Vakfedenlerin Amacına uygun Yapılıp Yapılmadığını Akıbetini öğrenmek isterim, tecrübe için herkesin öğrenmesini tavsiye ederim.
Çevre Bakanlığında Başmüfettiş iken Benim Çevre Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına atama kararnamemi durdurup kendisini atatan Teftiş Kurulu Başkanı Fikret P… in Bakan Fevzi Aytekin ile arasının çok iyi olduğunu, her işi yaptırabileceğini Özel Çevre Kurumu Başkanlığını mı yoksa ABD de EPA da İnceleme Araştırmamı istediğimi sorduğunda; ben yurt dışı Mesleğimle ilgili İnceleme Araştırma istememden Fikret P… teklifi ile Fevzi Aytekin tarafından ABD-EPA “Küresel Isınma Ve İklim Değişiklikleri Ozon Tabasıyla” ilgili İnceleme-Araştırmaya gönderilmem Dönünce kendi isteklerine göre davranmayınca Başkan Fikret P, Kendine Uyumlu Yardımcıları Mehmet D…. İle Abdullah A….Başkan yardımcısı yapmasından, bunların Bakan aleyhinde Basında Çıkan tüm yayınları benim yaptırdığımı bildirerek Sayın Bakan Fevzi Aytekin kendi Rapor yazarak 3 aylıktan kesme 1 kademe ilerlemesi Cezası vererek Ağır Cezada Yargılanmamı Sağlamış, Başbakanlığa Geçmem Engellenmişti. “Cumhuriyet Tarihinde Kendisi Rapor Yazan Bakan” Ünvanı Kazandıran; yazdığı raporlar arşivlerdedir. İlgili Bakan tarafından açıklanması Yönetim, Müfettişlik ve Hukuk eğitimlerinde belge gösterilerek anlatılması gereken örnek olaydır. Ayrıca Orda ki Müfettişlerin haksızlık Karşısındaki tavrına ışık tutularak Bunu bütün insanlık bilmelidir.
- Sincan Cezaevinde Kapalıdan Açık Cezaevine Geçince, Revirde görevini kötüye kullanan Gardiyana, Görevini yapsın diye söylediğim “Ben Çevre Sağlık Çalışanları Hocasıyım Eski Müfettişim” dediğim için; Söylediklerimi TEHDİT diye sunan veya kabul edip Kapalı Cezaevine Gönderilmemden Mahkemeye Başvurduğumuzda Eşimin Vasi Olması, Mahkemenin Tekrar idarenin istediği Şekilde karar vermesinden, Çektiği Sıkıntı ve Zulümlere, Dayanamayıp Vasilikten İstifa edip ayrılması, yeni Vasi tayin edilmesi eşimi ailemi derinden etkilemiştir. Ruhi ve Fiziki taciz yapan ailemi hasta eden ÇETELER, GARDİYANLAR MÜDÜRLER, Mahkeme Heyetinden şikayetçiyim. Bu çetenin Ve Tüm Çetelerin Devlet İçinde 1980 Yılından Beri özellikle 2005 Yılından beri bizzat taraflarınızdan korunduğu söylenmiştir.
-Hakkımda Yaydıkları Söylentiler“ Kimseyle Anlaşmıyor, Herkesle Kavgalı; TUDEV den KOVULDU; Çevre Bakanı Fevzi Aytekin Kendi Rapor Yazarak 3 aylıktan kesme 1 Kademe İlerlemesinin Durdurulması Dört Ceza Verdi ” dedikoduları biryana bunlar verilirken ailemin benim eşim ve çocuklarımın uğradığı yaşadığı sıkıntılar yakınlarım ve benim üstümde bıraktığı baskı ve tahribatlar Ruhi Ve Fiziki Durumumuzu temelli bozarak hasta edip birbirimize düşman gözüyle bakmayı sağlamış, aile bütünlüğümüz alt üst olmuş Evlatlarımı etki altına alarak düşmanlar haline getirmişlerdir. Birbirimizle irtibatımız tamamen kesilmiş Ankara 8.Aile Mahkemesinde ayrılma davası açılmıştır. AİLE MAHKEMESİ AYRI DRAMATİK TABLOYA SAHİPTİR. AİLELERİ BİRLEŞTİRECEK AHLAKİ KURALAR YERİNE; NASIL HIZLI AYRILIK Yapılacağı HESABINI YAPMAKTADIR. İnsan Hakları ve Anayasamızın tam aksine iş yapmaktadır.
CİMER e Bakanlıklara, Valilere; Belediye Başkanlarına, Siyasi Partilere, Meslek Odalarına Yapılması Gerekenleri Dilekçe Halinde vermeme, Tüm Adli Mercilere belirtmeme rağmen Çözüme yönelik hiç cevap veren olmadığı gibi Yalana Atlatmaya yönelik cevaplar verilmektedir.
-Hakkımda Yaydıkları Söylentiler “ Kimseyle Anlaşmıyor, Herkesle Kavgalı; TUDEV den KOVULDU; Çevre Bakanı Fevzi Aytekin Kendi Rapor Yazarak 3 aylıktan kesme 1 Kademe İlerlemesinin Durdurulması Dört Ceza Verdi ” dedikoduları biryana bunlar verilirken ailemin benim eşim ve çocuklarımın uğradığı yaşadığı sıkıntılar yakınlarım ve benim üstümde bıraktığı baskı ve tahribatlar Ruhi Ve Fiziki Durumumuzu temelli bozarak hasta edip birbirimize düşman gözüyle bakmayı sağlamış, aile bütünlüğümüz alt üst olmuş Evlatlarımı etki altına alarak düşmanlar haline getirmişlerdir. Birbirimizle irtibatımız tamamen kesilmiş Ankara 8.Aile Mahkemesinde ayrılma davası açılmıştır. AİLE MAHKEMESİ AYRI DRAMATİK TABLOYA SAHİPTİR. AİLELERİ BİRLEŞTİRECEK AHLAKİ KURALAR YERİNE; NASIL HIZLI AYRILIRLAR HESABININ Yapıldığı, İnsan Hakları ve Anayasamızın tam aksine iş yapmaktadır.
CİMER e Bakanlıklara, Valilere; Belediye Başkanlarına, Siyasi Partilere, Meslek Odalarına Yapılması gerekenleri Dilekçe Halinde veriyorum, Tüm Adli Merciler Halinde belirtmeme rağmen Çözüme yönelik hiç cevap veren olmadığı gibi Yalana Atlatmaya yönelik cevaplar veriyorlardı.
Dünyanın her coğrafyası ve Türkiye'miz için hazırladığım; Su kaynakları, göl ve deniz kıyı koruma alanlarının yapımı, Toprağımız, suyumuz, havamız, ozon tabakamız; Evrensel Vahşi İnsanlık Düşmanı Sömürge Çetelerine Karşı; Deprem, Sel, Çığ, Heyelan, Lav, Kasırga, Buzlanma, Dolu, Vahşi Hayvanlar, Tehlikeli Biyolojik Canlı Baskınları na, her türlü Afet, Kaza gibi Tehlikelerden Koruyacak Alanlarda; Eş Yükselti Eğrilerinden, ALT -Üst Yapının Uygunluğuna, tarihimizden günümüze, mimari sanat estetiği anlayışından Doğal Zenginliklerimize kadar; İnsanların, hayvanların ve tüm canlıların birbirine zarar vermediği, kimsenin kimseye engel olmadığı; doğal; hava, güneş, su, görüntü, manzara, gürültü ve atık anlamında rahatsız etmedikleri, yenilenebilir enerji kaynaklarından Enerjisi Sağlanan Parklar, Ağaçlandırma, Su Göletleri Ve Çağlayanlarla Sağlık Huzur Ve Mutluluk Sağlayan Yaşam Alanları ; Sağlıklı, Estetik Mimari Su Depoları; Akıllı Güvenli Şehirler, Muhteşem Dengenin Doğal Yaşam Alanları (A.A.A.A.A) Kıtaların da Yer alan KUTSAL YERLERİ İnsanlığa Açılmış; Özellikle Kudüs, Mekke, Medine içlerindeki KUTSAL MEKANLARIN Çevreleri Meyveli Ağaçları ile Göl, Deniz, Okyanuslar Kıyılarını Birleştirerek İnsanlığa Açılmış Muhteşem Dengenin insanlığa sunduğu Mekanları; Hastaneleri İlaç Merkezleri, Binlerce Yolcuyu Konaklatacak Misafirhaneler ile Yenilenebilir Enerji ile sağlayan En az 600 km/saat hızla giden Trenler, Binlerce insanın seyahat edebileceği Büyük Yolcu Gemileri; Limanları ile, “Doğal Yaşam, Tarım ve Hayvancılık Çiftlikleri”, “Özel Organize İhtisas Sanayi Bölgeleri”, “Özel Enerji İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri”, Özel Koruma Güvenlik Bölgeleri” “Turizm Kültür Gelişim Bölgeleri” tesis edilerek, Doğal Yaşamın Muhteşem Dengesinden TÜRKÇE MARKALAR geliştirilmesi; İnsanımız ve İnsanlığın Birlik İçinde Birbirine Saygı Duyarak Hayat Sürmesi; Bu Hayatı Bozan Katleden Çetelerin Cezalandırılması Zorunluluktur.
|