|
İEY TÜRK İNSANI ALLAH AYETLERİ ANLAMIDIR LUTFEN OKU ANLA ANLAT KİM MÜSLÜMAN?
İnsanlara Allahın Emirleri Önce Tevrat Sonra İncil Kuran Ayetleri Gönderilmiştir. Değişmeyen Tek KUR’AN dır İKRA Oku: Anla Anlat,Yaşa,Yaşat, Yaz,Yazdır, Emirleri Alemler için Hayat Tarzı Yap.
“İnsanlar İçin ANCAK ÇALIŞTIĞININ (emek ZAMAN ENERJİ VERDİĞİNİN) KARŞILIĞI VARDIR”. HER RUHU VE HÜCREYİ Ayrı ayrı Yaratmıştır. HER RUHTA “ALLAH “TANRI vardır. İnsanları Ve KUTSiYETİNİ Canlıları Cansızlar da BİLGİYİ, SEVGİYİ PAYLAŞARAK İLİM YOLUNDAN GİTMEK ESASTIR, Adalet Hakka GİTMEKTİR YALAN SÖYLEYEN İFTİRA ATANLAR KAFİRDİR, KİŞİ HAK VE HÜRRİYETLERİNE SALDIRANLAR ŞİRKTE ALLAHIN YERİNE KENDİLEİNİ KOYAN İSYANKARLARDIR,
Yunus EMRE “YARADILANI SEV YARADANDAN ÖTÜRÜ””BİR GÖNÜL YIKTIN İSE O KILDIĞIN Namaz Değil” Hacı BEKTAŞ VELİ İSE ”Adalet HAKKA GİTMEKTİR” “İlimden gidllmeyen yolun SONU KARANLIKTIR” DER.
KUR ANI Sesli Tilavetle Kaideli Arapça Okumanın, İngllizce veya Türkçe Japonca İspanyolca Okumanın BİR ANLAMI YOKTUR. Arapça HARF CÜZ Öğrenmekle de ilgisi yoktur Başörtüsü TAKMAK, Umreye gitmek İslam Değildir. ESAS İman kuranı KENDİ DİLİNDE ANLAYIP YAŞAMAK YAŞATMAKTIR. Kafaları BOŞ doldurmak Cennete GiDECEKSİN DiYEREK İŞ YAPTIRMAK KÜRESEL ÇETENiN SÖMÜRGECİ OYUNLARIDIR.
-“Allah Size Emanetleri Mutlaka Ehline Vermenizi, İnsanlar Arasında Hükmettiğiniz Zaman Adaletle Hükmetmenizi Emrediyor” Nisa:58.
-İNSAN HAKLARI; -“KİM BİR KİŞİYİ, BİR KİŞİ KARŞILIĞINDA OLMAKSIZIN VEYA YERYÜZÜNDE BİR FESATA KARŞILIK OLMAKSIZIN ÖLDÜRÜRSE, MUHAKKAK Kİ O BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞ GİBİDİR. KİM DE BİR KİŞİNİN HAYATINI KURTARMAK SURETİYLE YAŞATIRSA, BÜTÜN İNSANLARI YAŞATMIŞ GİBİ OLUR”. (Maide 5,32)
-“Kim Bir Mü’mini İNANMIŞ MÜSLÜMANI Kasten Öldürürse, Cezası İçinde Bulunacağı Ebedi Cehenmemdir. Allah onu Lanetlemiş, onun için büyük azap hazırlamıştır” Nisa/93.
“ŞÜPHESİZ ALLAH, ADALETİ, İYİLİK YAPMAYI YAKINLARA İYİLİK ETMEYİ EMREDER; HAYASIZLIĞI, FENALIK VE AZGINLIĞIDA YASAKLAR. O, DÜŞÜNÜP TUTASINIZ DİYE SİZE ÖĞÜT VERİYOR. (Nahl:90)
-“Sizi yeryüzünün halîfeleri yapan, verdiği nimetlerle sizi imtihan etmek için bir kısmınıza diğerlerinden üstün dereceler veren O’dur. Şüphesiz Rabbin, azabı pek çabuk olandır; bununla beraber O, elbette çok bağışlayıcıdır ve engin merhamet sahibidir”( Enam-165)
“-Sizi yeryüzünde halîfeler yapan O’dur. Kim inkâr ederse, inkârı kendi kötülüğüne olur. Çünkü kâfirlerin inkârı, Rableri katında kendilerine karşı gazabın artmasına ve rahmetin kesilmesine sebep olacaktır. Sonuçta, kâfirlerin inkârı ancak kendi zarar ve ziyanlarını artıracaktır ”(Fâtır / 39.Ayet).
-“O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (En-am 165)
-“Allah’ın azabını hatırlatarak sizi uyarması için, içinizden biri vasıtasıyla size Rabbinizden bir uyarı ve nasihat gelmesine mi şaşıyorsunuz? Düşünün ki, O sizi Nûh kavminden sonra yeryüzünde halîfeler yaptı ve sizi yaratılış bakımından daha güçlü, kuvvetli ve gösterişli kıldı. O halde Allah’ın verdiği nimetleri hatırınızdan çıkarmayıp ona göre davranın ki kurtuluşa eresiniz.” A'râf 69. Ayet..
-“Gerçekten Biz Ademoğullarını Şerefli (üstün) Kıldık,onlara karada ve denizde kendilerini taşıyacak vasıtalar Lutfettik, Onlara helal temiz ve hoş rızıklar nimetler verdik. Onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün Kıldık”. (İsra 70 Ayet)
-“EY İman Edenler! Adaleti Titizlikle ayakta tutan, Kendiniz, Ana Babanız ve Akrabanız Aleyhinde de Olsa Allah İçin Şahitlik Eden Kimseler Olun. Haklarında Şahitlik Ettikleriniz Zengin Olsunlar Fakir Olsunlar Allah Onlara Sizden Daha Yakındır. Hislerinize Uyup Adaletten Sapmayın Eğer Adaletten Sapar veya üzerinize Düşeni Yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.”Nisa-135.
-“EY İMAN EDENLER! ALLAH İÇİN HAKKI TİTİZLİKLE AYAKTA TUTAN, ADALET İLE ŞAHİTLİK EDEN KİMSELER OLUN. BİR TOPLULUĞA OLAN KİNİNİZ SİZİ ADALETSİZLİĞE İTMESiN. ADİL OLUN. BU ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINMAYA DAHA YAKINDIR.”Maide 8.
-“Muhakkak ki Allah adaleti, ihsanı, akrabaya karşı cömert olmayı emreder; hayâsızlığı, kötülüğü ve zorbalığı yasaklar. İşte Allah, aklınızı başınıza alasınız diye size böyle öğüt veriyor.”Nahl/90
“YALAN SÖYLEYENLER, İFTİRA EDENLER, ANCAK ALLAHIN AYETLERİNE İNANMAYANLARDIR. İŞTE ONLAR YALANCILARIN TA KEDİLERİDİR” (Nahl 105)
Peygamberimiz “Bizi Aldatan Bizden Değildir” demiştir.
Hz. Peygamber (SAV) şöyle ifade eder: “Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiğinde de hıyanet eder.”“Her ne kadar bu kimse oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisini Müslüman zannetse bile.”
-KENDİNİZİ ÖVÜP ÖVÜP TEMİZE ÇIKARMAYIN, ALLAH KİMİN TAKVA SAHİBİ OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİR. (Necm 32)
-EY İMAN EDENLER! ZANNIN BİR ÇOĞUNDAN SAKININ. ÇÜNKÜ ZANNIN BİR KISMI GÜNAHTIR. BİRBİRİNİZİN KUSURLARINI VE MAHREMİYETLERİNİ ARAŞTIRMAYIN. BİRBİRİNNİZİN GIYBETİNİ YAPMAYIN. HER HANGİ BİRİNİZ ÖLÜ KARDEŞİNİN ETİNİ YEMEKTEN HOŞLANIR MI? İŞ DE BUNDAN TİKSİNDİNİZ! ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKININ ŞÜPHESİZ ALLAH TÖVBEYİ ÇOK KABUL EDENDİR, ÇOK MERHAMET EDENDİR”(Hucurat:12)
-“HEP BİRLİKTE Allahın İpine sımsıkı sarılıp YAPIŞIN; Bölünüp Parçalanmayın” (Al-i İmran3/103).
-“(Allah'ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir”(İbrahim-4).
-“Göklerin ve yerin yaratılmasıyla dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O'nun ayetlerindendir. Bunda, ilim sahipleri için elbette ibretler vardır” (Rum-22).
-“Ey inananlar! Bir kavim başka bir kavimle alay etmesin! Olabilir ki, alay ettikleri topluluk kendilerinden hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay ettikleri, kendilerinden hayırlı olabilir. Öz benliklerinizi ayıplamayın/kendi nefislerinizde ayıplar aramayın; biri birinize lakaplar yakıştırmayın. İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir! Kim ki tövbe etmez, işte böyleleri zalimlerdir”. (Hucurat-11).
-“Andolsun ki, biz senden önce de elçileri kavimlerine gönderdik, onlar belgeler getirdiler; dinleyip suç işleyenlerden öç aldık, zira inananlara yardım etmek bize hak olmuştur.”(Rum,47).
-“Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, en çok takva sahibi olanlardır.Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır”.(Hucurat-13)
-“Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir”.(Maide-48).
-“Bir millet kendi durumlarını değiştirmedikçe Allâh onların durumlarını değiştirmez. Allâh da bir kavme kötülük istedi mi artık onu geri çevirecek yoktur. Zaten onların, O'ndan başka koruyucuları da yoktur.” (Ra’d-11).
-“Zamana yemin olsun ki! Elbette insanoğlu (milleti,kökeni ne olursa olsun) tarifsiz bir kayıptadır. Ancak Allah’a inananlar. ERDEMLİ ve sorumlu davrananlar (sahip oldukları, meziyetleri, maddi ve manevi değerleri iyilik yolunda ve sorumlu şekilde kullananlar), birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır” (Asr-1,3).[i]
-"Bir topluluk, kendilerinde bulunan (güzel ahlâk)ı değiştirmedikçe Allah onlara verdiği bir nimeti/güzel bir durumu değiştirmez. Allah, şüphesiz hakkıyla işitendir, bilendir." (Enfal-53).
-"Önce en yakın akrabalarını uyar!" (Şuara-114)
- "Allah'tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının" (Nisâ-1)
"Kitab-ı Ekber" (En büyük kitap) denen kâinatı yaratarak ve kâinattaki yaratıklara ayetlerim diyen-bizi kainatı ve kainattaki Allah'ın varlığının ve birliğinin delilleri olan ayetleri..
-"Bir kavim, özlerindeki (özlerini, güzel hallerini ve ahlâkını) değiştirip bozuncaya kadar Allah şüphesiz ki onun (halini) değiştirip bozmaz" (Rad- 11)
-Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu, kitaplar taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah´ın âyetlerini yalanlayanların durumu ne kötüdür. Allah zalim toplumu doğru yola iletmez. Cuma / 5. Ayet
-Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğunda hemen Allah’ı anmaya koşun; işi, alış verişi bırakın! Eğer bilirseniz sizin için hayırlı olan budur. Cum'a / 9. Ayet
-Namaz tamamlanınca artık yeryüzüne yayılabilir ve Allah’ın lutf u kereminden rızkınızı temine çalışabilirsiniz. Bununla birlikte Allah’ı çok çok zikredin ki iki cihanda da kurtuluşa eresiniz. Cum'a / 10. Ayet
- Onlar bir ticâret veya bir eğlence görünce hemen oraya akın edip, seni hutbede ayakta bırakıverdiler. De ki: “Allah’ın katındaki mükâfat, ticâretten de, eğlenceden de daha hayırlıdır!” Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır. Cum'a / 11. Ayet
-Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babanıza iyilikte bulunun. Akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda kalmışlara, elinizin altında bulunan köle, câriye, hizmetçi ve işçilere iyilik yapın. Çünkü Allah, kendini beğenen ve çokça övünüp duran kimseleri kesinlikle sevmez. Nisâ / 4
-Yahudilerden bir kısmı kelimelerin yerlerini değiştirerek tahrif ederler. Peygamber’e de dillerini eğip bükerek ve din ile alay ederek: “Duyduk ama itaat etmiyoruz”, “Dinle, dinlenmez olası” ve “râinâ: bizim çoban” derler. Eğer onlar “İşittik ve itaat ettik”, “Dinle ve bizi gözet: ünzurnâ” deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı. Fakat küfürleri sebebiyle Allah onları lânetlemiştir; artık onlardan pek azı inanır. Nisâ / 116. Ayet
- Şüphesiz Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Ama dilediği kimselerin bunun dışındaki günahlarını bağışlar. Artık kim Allah’a şirk koşarsa, doğru yoldan çok uzak bir sapıklığa düşmüş olur. Mâide / 76. Ayet
-Onlara şöyle de: “Allah’ı bırakıp da size ne bir zarar ne de bir fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi kulluk ediyorsunuz?” Allah, her şeyi hakkiyle işiten ve kemâliyle bilendir. En'âm / 110. Ayet
Biz onların gönüllerini ve gözlerini çeviririz de daha önce inanmadıkları gibi mûcizeyi gördükten sonra da iman etmezler. Neticede biz onları azgınlıkları içinde basîretsiz bir halde dolaşıp durmak üzere kendi hallerine terk ederiz. En'âm / 151. Ayet
-Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri bildireyim: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya iyilik edin. Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; çünkü sizi de onları da biz rızıklan-dırıyoruz. Açık olsun, gizli olsun hiçbir günaha ve kötülüğe yaklaşmayın. Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. İşte bunlar, akıl erdirmeniz için Allah’ın size emrettiği hususlardır." Nahl / 74. Ayet
-Öyleyse bir takım örnekler verip Allah’a benzer şeyler türetmeye kalkışmayın. Elbette her şeyin gerçek yüzünü Allah bilir, siz bilmezsiniz. İsrâ / 23. Ayet
-Rabbin yalnız kendisine kulluk etmenizi ve ana-babaya iyilik yapmanızı kesin olarak emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlılık çağına erişirlerse sakın onlara “Öf!” bile deme, onları azarlama, onlara gönül alıcı tatlı ve güzel söz söyle! İsrâ / 39. Ayet
-İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdendir. Sakın Allah ile beraber başka bir ilâh edinme; yoksa kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın! Hac / 31. Ayet
-Dupduru bir tevhid inancıyla Allah’a yönelen ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayan kimseler olun. Kim Allah’a ortak koşarsa sanki o, gökyüzünden düşüp de yırtıcı kuşların kapıp parçaladığı, yahut rüzgârın uzak bir yere savurduğu kimseye benzer. Ankebût / 10. Ayet
-İnsanlardan bir kısmı, “Allah’a inandık” derler. Fakat Allah yolunda bir eziyete maruz kaldıklarında insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabıyla bir tutarlar. Rabbinden sana bir zafer geldiğinde ise: “Doğrusu biz de sizinle beraberdik” derler. Yoksa Allah, insanların göğüslerinin derinliklerinde nelerin yattığını çok daha iyi bilmekte değil midir? Ankebût / 11. Ayet
Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri de ortaya çıkaracak, münafıkları da ortaya çıkaracaktır. Ankebût / 68. Ayet
Allah hakkında yalan uyduran yahut kendisine gerçeğin tâ kendisi olan bu Kur’an gelince onu yalanlayandan daha zâlim kim vardır? Cehennemde kâfirlere yer mi yok! Rûm / 28. Ayet
-Allah, bizzat kendi hayatınızdan size bir misâl veriyor: Hiç, elinizin altında bulunan köle ve hizmetçilerinizden, size verdiğimiz nimetleri kullanma ve harcama konusunda sizinle eşit derecede yönetim hakkına sahip kıldığınız ve birbirinizin hakkına dokunmaktan çekindiğiniz gibi onların hakkına dokunmaktan da çekinip sözünü dinlediğiniz ortaklarınız var mı? Herhalde yoktur. O halde nasıl oluyor da yaratığımız olan şeyleri kendi mülk ve saltanatımızda bize ortak koşmaya kalkışıyorsunuz? İşte biz, aklını kullanacak bir toplum için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz. Rûm / 29. Ayet
-Hayır! O zulmedenler, doğru bir bilgiye dayanmaksızın, nefsânî arzularının peşine takılıp gittiler. Allah’ın saptırdığını artık kim doğru yola getirebilir? Onları Allah’a karşı koruyacak hiçbir yardımcı da bulunmaz. Rûm / 31. Ayet
-Bâtıl şeylerden yüz çevirerek hepiniz tüm benliğinizle sadece Allah’a yönelin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve Allah’a ortak koşanlardan olmayın. Lokman / 13. Ayet
Lokmân oğluna nasihat ederek dedi ki: “Evlâdım! Allah’a ortak koşma. Çünkü şirk, gerçekten çok büyük bir zulümdür!” Ahzâb / 57. Ayet
Allah’ı ve Rasûlü’nü incitenleri Allah dünyada da âhirette de rahmetinden uzaklaştırmış ve onlara pek alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. Sebe' / 41. Ayet
Melekler ise: “Seni noksan sıfatlardan ve herhangi bir ortağının bulunmasından pak ve uzak tutarız. Bizim dostumuz, sahibimiz ve koruyucumuz ancak sensin! Bizim onlarla bu mânada hiçbir münâsebetimiz olmamıştır, olamaz da! Hayır, onlar, bize değil cinlere tapıyordu ve çoğu onlara inanıyordu” diye cevap verecekler. Zuhruf / 20. Ayet
Bir de dediler ki: “Rahmân dileseydi biz bunlara tapmazdık!” Oysa onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar. Zuhruf / 21. Ayet
Yoksa biz onlara Kur’an’dan önce, iddialarını destekleyen bir kitap gönderdik de, ona mı tutunuyorlar? Zuhruf / 57. Ayet
Rasûlüm! Meryem oğlu İsa’nın yaratılışı, birliğimiz ve kudretimizin bir delili olarak zikredilince senin kavmin bundan keyiflenip haykıra haykıra gülmeye başladılar: Zuhruf / 59. Ayet
Oysa İsa, kendisine peygamberlik nimeti verdiğimiz ve babasız yaratmakla da hem İsrâiloğulları’na hem bütün insanlara kudretimizin ibretli delili kıldığımız bir kuldur. Câsiye / 23. Ayet
Nefsinin kötü arzularını kendine ilâh edinen kimseyi gördün mü? Allah onu bir bilgiye göre saptırmış, kulağını ve kalbini mühürlemiş, gözlerine de perde çekmiştir. Allah’tan sonra artık onu kim doğru yola getirebilir? Hiç düşünüp ibret almaz mısınız? Ahkaf / 5. Ayet
Öyleyse, Allah’ı bırakıp da kıyâmete kadar duasına karşılık veremeyecek kimselere yalvarıp yakarandan daha sapık ve şaşkın kim olabilir? Çünkü, o yalvarıp yakardıkları şeylerin, bunların duasından haberi bile yoktur. Muhammed / 12. Ayet
Allah, iman edip sâlih ameller yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. İnkâr edenlere gelince, onlar dünya zevklerinin peşine düşerler ve hayvanlar gibi yiyip içerler. Oysa onların âhirette varacakları yer, ateştir.
Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız. (Ali İmran/103)
Rabbinin sözü doğruluk ve adaletle tamamlandı. Onun sözlerini [Kur'anı] değiştirebilecek [hiçbir şey, hiçbir kuvvet] yoktur.) [Enam 115]
-Kur'anı biz indirdik, elbette yine onu biz koruyacağız.) [Hicr 9]
[i]nsanlar a Kuran Ayetleri Gönderilmiştir.
-“Allah Size Emanetleri Mutlaka Ehline Vermenizi, İnsanlar Arasında Hükmettiğiniz Zaman Adaletle Hükmetmenizi Emrediyor” Nisa:58..
-İNSAN HAKLARI; -“KİM BİR KİŞİYİ, BİR KİŞİ KARŞILIĞINDA OLMAKSIZIN VEYA YERYÜZÜNDE BİR FESATA KARŞILIK OLMAKSIZIN ÖLDÜRÜRSE, MUHAKKAK Kİ O BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞ GİBİDİR. KİM DE BİR KİŞİNİN HAYATINI KURTARMAK SURETİYLE YAŞATIRSA, BÜTÜN İNSANLARI YAŞATMIŞ GİBİ OLUR”. (Maide 5,32)
-“Kim Bir Mü’mini Kasten Öldürürse, Cezası İçinde Bulunacağı Ebedi Cehenmemdir. Allah onu Lanetlemiş, onun için büyük azap hazırlamıştır” Nisa/93.
-“ŞÜPHESİZ ALLAH, ADALETİ, İYİLİK YAPMAYI YAKINLARA İYİLİK ETMEYİ EMREDER; HAYASIZLIĞI, FENALIK VE AZGINLIĞIDA YASAKLAR. O, DÜŞÜNÜP TUTASINIZ DİYE SİZE ÖĞÜT VERİYOR.(Nahl:90)
-“Sizi yeryüzünün halîfeleri yapan, verdiği nimetlerle sizi imtihan etmek için bir kısmınıza diğerlerinden üstün dereceler veren O’dur. Şüphesiz Rabbin, azabı pek çabuk olandır; bununla beraber O, elbette çok bağışlayıcıdır ve engin merhamet sahibidir”.Enam-165
“-Sizi yeryüzünde halîfeler yapan O’dur.Kim inkâr ederse, inkârı kendi kötülüğüne olur. Çünkü kâfirlerin inkârı, Rableri katında kendilerine karşı gazabın artmasına ve rahmetin kesilmesine sebep olacaktır. Sonuçta, kâfirlerin inkârı ancak kendi zarar ve ziyanlarını artıracaktır” Fâtır / 39.Ayet .
-“O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” En-am 165
-“Allah’ın azabını hatırlatarak sizi uyarması için, içinizden biri vasıtasıyla size Rabbinizden bir uyarı ve nasihat gelmesine mi şaşıyorsunuz? Düşünün ki, O sizi Nûh kavminden sonra yeryüzünde halîfeler yaptı ve sizi yaratılış bakımından daha güçlü, kuvvetli ve gösterişli kıldı. O halde Allah’ın verdiği nimetleri hatırınızdan çıkarmayıp ona göre davranın ki kurtuluşa eresiniz.” A'râf 69. Ayet..
-“Gerçekten Biz Ademoğullarını Şerefli (üstün) Kıldık,onlara karada ve denizde kendilerini taşıyacak vasıtalar Lutfettik, Onlara helal temiz ve hoş rızıklar nimetler verdik. Onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün Kıldık”. (İsra 70 Ayet)
-“EY İman Edenler! Adaleti Titizlikle ayakta tutan, Kendiniz, Ana Babanız ve Akrabanız Aleyhinde de Olsa Allah İçin Şahitlik Eden Kimseler Olun. Haklarında Şahitlik Ettikleriniz Zengin Olsunlar Fakir Olsunlar Allah Onlara Sizden Daha Yakındır. Hislerinize Uyup Adaletten Sapmayın Eğer Adaletten Sapar veya üzerinize Düşeni Yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.”Nisa-135.
-“EY İMAN EDENLER ! ALLAH İÇİN HAKKI TİTİZLİKLE AYAKTA TUTAN, ADALET İLE ŞAHİTLİK EDEN KİMSELER OLUN. BİR TOPLULUĞA OLAN KİNİNİZ SİZİ ADALETSİZLİĞE İTMESiN. ADİL OLUN. BU ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINMAYA DAHA YAKINDIR.”Maide 8.
-“Muhakkak ki Allah adaleti,ihsanı, akrabaya karşı cömert olmayı emreder; hayâsızlığı, kötülüğü ve zorbalığı yasaklar. İşte Allah, aklınızı başınıza alasınız diye size böyle öğüt veriyor.”Nahl/90
“YALAN SÖYLEYENLER, İFTİRA EDENLER, ANCAK ALLAHIN AYETLERİNE İNANMAYANLARDIR. İŞTE ONLAR YALANCILARIN TA KEDİLERİDİR” (Nahl 105)
Peygamberimiz “Bizi Aldatan Bizden Değildir” demiştir.
Hz. Peygamber (SAV) şöyle ifade eder: “Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiğinde de hıyanet eder.”“Her ne kadar bu kimse oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisini Müslüman zannetse bile.”
-KENDİNİZİ ÖVÜP ÖVÜP TEMİZE ÇIKARMAYIN, ALLAH KİMİN TAKVA SAHİBİ OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİR.(Necm 32)
-EY İMAN EDENLER! ZANNIN BİR ÇOĞUNDAN SAKININ. ÇÜNKÜ ZANNIN BİR KISMI GÜNAHTIR. BİRBİRİNİZİN KUSURLARINI VE MAHREMİYETLERİNİ ARAŞTIRMAYIN. BİRBİRİNNİZİN GIYBETİNİ YAPMAYIN. HER HANGİ BİRİNİZ ÖLÜ KARDEŞİNİN ETİNİ YEMEKTEN HOŞLANIR MI? İŞ DE BUNDAN TİKSİNDİNİZ! ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKININ ŞÜPHESİZ ALLAH TÖVBEYİ ÇOK KABUL EDENDİR, ÇOK MERHAMET EDENDİR”(Hucurat:12)
-“HEP BİRLİKTE Allahın İpine sımsıkı sarılıp YAPIŞIN;Bölünüp Parçalanmayın”(Al-i İmran3/103).
-“(Allah'ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir”(İbrahim-4).
-“Göklerin ve yerin yaratılmasıyla dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O'nun ayetlerindendir. Bunda, ilim sahipleri için elbette ibretler vardır” (Rum-22).
-“Ey inananlar! Bir kavim başka bir kavimle alay etmesin! Olabilir ki, alay ettikleri topluluk kendilerinden hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay ettikleri, kendilerinden hayırlı olabilir. Öz benliklerinizi ayıplamayın/kendi nefislerinizde ayıplar aramayın; biribinize lakaplar yakıştırmayın. İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir! Kim ki tövbe etmez, işte böyleleri zalimlerdir”. (Hucurat-11).
-“Andolsun ki, biz senden önce de elçileri kavimlerine gönderdik, onlar belgeler getirdiler;dinleyip suç işleyenlerden öç aldık, zira inananlara yardım etmek bize hak olmuştur.”(Rum,47).
-“Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, en çok takva sahibi olanlardır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır”.(Hucurat-13)
-“Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir”.(Maide-48).
-“Bir millet kendi durumlarını değiştirmedikçe Allâh onların durumlarını değiştirmez. Allâh da bir kavme kötülük istedi mi artık onu geri çevirecek yoktur. Zaten onların, O'ndan başka koruyucuları da yoktur.” (Ra’d-11).
-“Zamana yemin olsun ki! Elbette insanoğlu (milleti,kökeni ne olursa olsun) tarifsiz bir kayıptadır. Ancak Allah’a inananlar,ERDEMLİ ve sorumlu davrananlar (sahip oldukları, meziyetleri, maddi ve manevi değerleri iyilik yolunda ve sorumlu şekilde kullananlar), birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır” (Asr-1,3).
-"…Bir topluluk, kendilerinde bulunan (güzel ahlâk)ı değiştirmedikçe Allah onlara verdiği bir nimeti/güzel bir durumu değiştirmez. Allah, şüphesiz hakkıyla işitendir, bilendir." (Enfal-53).
-"Önce en yakın akrabalarını uyar!" (Şuara-114)
- "Allah'tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının" (Nisâ-1)
"Kitab-ı Ekber" (En büyük kitap) denen kâinatı yaratarak ve kâinattaki yaratıklara ayetlerim diyen-bizi kainatı ve kainattaki Allah'ın varlığının ve birliğinin delilleri olan ayetleri..
-"Bir kavim, özlerindeki (özlerini, güzel hallerini ve ahlâkını) değiştirip bozuncaya kadar Allah şüphesiz ki onun (halini) değiştirip bozmaz.." (Rad- 11)
|