İstiyorsak; güneş olsun sevgimiz; gülümsesin, yüzümüz yüzünüze, Kardeşlik ve birlik içinde, mutlaka selam vermeliyiz birbirimize  

    Son Dakika :   
 
 

SENTURK

 

 

 AROMATİK TIBBİ BİTKİLER                 

EZAN OKUMA 

Ana Sayfa
Kuran-ı Kerim Değişik Dillerde
Ercan ÇELİK Özgeçmiş
Günlüklerim
İletişim
Ziyaretçi Defteri

 

 

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

MARMARA ADASI

1-ÖzelAĞAÇLANDIRMA

ÇÖPDEN MAZOT ÜRETİMİ

                         



SERA ETKİSİ KARBONDİOKSİT ARTIŞLARI


Marmara Adası Özel Ağaçlandırma


Küresel Isınma Ve Ağaç"Ercan Çelik"

Anket
 CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI?
CUMHUR İTİFAKI ADAYI (%40,00 | Oy:2)
MİLLET İTTİFAKI ADAYI (%60,00 | Oy:3)
Kullanılan Toplam Oy : 5
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  640971
Bugün Ziyaretçi :  69
Aktif Ziyaretçiler :  8

BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK ve DOĞAL HAYAT    HAYVANLAR ALEMİ FOTOĞRAFLARI

OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN HRİSTİYAN VE YAHUDİLERE VERDİĞİ HAKLAR

 OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA HIRİSTİYAN VE MUSEVİLERE

        VERİLEN HAKLAR  TÜRK KATLİAMLARI

      Tarihsel sürece bakıldığında, Osmanlı Devleti’nin ilk olarak 1352 yılında Orhan Gazi tarafından Cenevizlilere ve daha sonra da Venedik ve Floransa’ya ticari ve sosyal hak ve imtiyazlar verdiği, 1.Murat Döneminde 1387 yılında ise yine Cenevizlilere yeni ticari sosyal haklar (kapitülasyon) ayrıcalıklarının tanındığı görülmektedir. Ayrıca, 1411, 1419, 1430 ve 1446 tarihlerinde, İtalyan kent devletlerine yeni ayrıcalıkların tanındığı görülmektedir. 1453’te İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet daha önce Galata’da yerleşmiş ve Bizanslılardan bir takım (kapitülasyon) ticari ve sosyal  hakkı elde etmiş Cenevizlilere bir ahitname ile bu ayrıcalıkların sürmesine izin vermiştir.

Hristiyanlıktaki bölünmeler ile teolojik anlaşmazlıklar sonuç olarak dini 3 ana mezhebe ayırdı. Bunlar Roma Katolik KilisesiDoğu Ortodoks Kilisesi ile Protestan kiliselerdir.

İlk Hristiyanlar etnik olarak Yahudi ya da sonradan Yahudi olanlardan oluşuyordu.

 

       1535 yılında Kanuni zamanında Fransa’ya verilen ticari ve sosyal imtiyazlar, daha kapsamlı olması ve öteki Avrupa devletleriyle sonraki yıllarda imzalanan ticaret antlaşmalarının altyapısını oluşturması sebebiyle, büyük bir önem taşımaktadır.

    Şeyhülislamlık 2. Murat döneminde kabul edilmiş ilk şeyhülislam 1424 yılında Devlet Başkanı Sultan II Murat tarafından atanmıştır.

    Yavuz Sultan Selim Çaldıran Savaşıyla  Şah İsmail in yenilgisiyle  Anadolu da ki Türkmen aşiretleri dağılmış. Osmanlıyı Korumak için Türkmenlere karşı Kürtçe Pazar dili yapılmış, Doğudaki aşiretler Doğu Anadolu ve iç Anadolu da varlıklarını devam ettirmişlerdir. 16.yy Osmanlı kayıtlarında “Tahrir Defterlerinde” TÜRKMEN olarak adı geçen kendini Kürt sanan Aşiretler: Barzani Aşireti, Hörmekli Aşireti, Karaballı Aşireti, Pınarlı Aşireti, Kubatlı Aşireti, Deli budak oymağı Aşireti, Kara güne Aşireti, Şeyhbizin Aşireti, Aygut oymağı Aşireti, Çemişgezeklü Aşireti, Kureyşan Aşireti, Beskan Aşireti, Milli aşireti Aşireti, Modanlı Aşireti, Burukan Aşireti, Şavak Aşireti,   Abbasan Aşireti, Ağuçan Aşireti. Bekiran Aşireti, Zerikan Aşireti, Karakeçili aşireti, Avşarlar Aşireti, Begdili Aşireti, Hınıslu Aşireti,  Küresinliler Aşireti, Lekler Aşireti, Batıkan Aşireti, Herkiler Aşireti, Kılıçlı Aşireti, Mukriler Aşireti, Türkan Aşireti, Şadıllı Aşireti, Çapanoğlu Aşireti, Ertuşiler Aşireti, Rişvanlar Aşireti, Brukan Aşireti, Babat Aşireti, Dersimli Aşireti, Karaçoban Aşireti, Tanas Aşireti, izzeddinliler Aşireti,Badıllı Aşireti, Osmanlı arşivlerinde Türkmen olarak kaydı bulunan Bir çok Türkmen aşiretleri vardır. Bu gün bu aşiretlerin bir çoğu kendini  Ayrı Kavim Kürt hissediyor.

          Acı ama maalesef gerçek budur Kürtleşen Türkmen Aşiret Kitabını Okumanı Tasviye Ederim Tarihçi Halaçoğluna Göre Aşiretlerin Hepsi Türk burada o Türklerin kanını içeceğiz diyen Şivan Perver in de aşireti var,  Şivan Perver in babası da Türk olduğunu Kürt olmadığını söylüyor. Sanatçı İlyas Salman kendisini kürt hissederken ve mücadelesini verirken, Türkmen aşiretinden olduğunu öğrenir. Daha niceleri.

     O günkü şartlarda Halifeliği olmazsa olmaz gören Yavuz Sultan Selim ile  ulema  Şeyh İdris-i Bitlis-i ve diğerleri Memlüklülerin elinden Abbasi halifeliğini almak için Mercidabık ve Ridaniye savaşlarını tertip ederler, bu savaşların sonunda, kılıç zoruyla artık halifelik Türklerindir.

     Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selimin Mısır, Mekke Medine savaşlarıyla 1517 yılında Halifelik Osmanlı Sultanlarına geçmiş Yavuz Sultan Selim 88.Halife olmuş, Mukaddes Emanetler Kostantinepolis’e( İstanbul’a) getirilmiştir.

     Fransa Ve Fransa Bayrağı Taşıyan Ülkeler; Kanuniden 1550 yıllarından sonra, (Kapitülasyonlar) ticari ve sosyal imtiyazlar ile Osmanlı ile içli dışlı olmuştur.

Padişahların Kardeş Şehzadeleri boğdurması Fatih Döneminde kanun haline gelmiş, 2.Selimden sonra Padişahlar savaş meydanlarına çıkmamış,  Saray kadınları söz sahibi olmuş, Saray entrikaları, sadrazam ve diğer seçimlerde rüşvet iltimas, kayırma,  lüks had safhaya ulaşmış artmıştır. Haremler genişlemiş, şehzadelerin hızla boğulma dönemi artmış, 3.Murat, (Ayasofya Camisi avlusundaki türbede 54 kişi yatmaktadır. Bunlardan 20’si oğlu, 23’ü kızıdır. Türbede yatan oğulların yaşı küçüktür, hatta altı aylık olanları bile vardır ama hepsinin ölüm tarihi 1595’tir.)

 3.Mehmet Döneminde Tahta çıkar çıkmaz, kardeşlerinin tümünü” boğdurmuştur. 19 erkek kardeşini ve 20 kız kardeşini öldürtmüştü!(Bununla yetinmemiş babasının gebe eşlerini öldürtmüş ve ergenlik çağındaki iki kardeşinden gebe kalmış yedi cariyeyi denize attırmıştı.)

   I. Ahmet tahta oturdu. III. Mehmet’in cenazesi Ayasofya’ya götürüldü. Cenaze namazı kılınacaktı. Ama genç padişah gelmemişti! “Taht sahibi olmak için 39 kardeşini ve bir oğlunu öldüren adam babam da olsa katildir. Ben katil bir adamın cenazesini kılmam! Varın siz kılın!” diyerek daveti reddetti.

        1. Ahmet döneminde  kafes dönemimi başlamış, 2. Osman Irzına geçilerek, kazıklanarak Yedikule zindanlarına gömülmüş,  bu dönem karışıklıkları İmparatorluğun dağılmasına kadar sürmüştür…Kafes gözetim altında bulundurma  çürüme dönemi 350 yıl sürmüştür.    

 Osmanlı Devleti Papa’nın Avusturya, Lehistan, Rusya ve Venediklilerden oluşturduğu Kutsal İttifak’la uzun süre savaşmış ama sonunda yorgun düşmüştür.

     Savaşta yenik düşen Osmanlı 1699 Karlofça Anlaşması ile Mora Yarımadası, Dalmaçya kıyıları ile Ayamavra Adası Venedik'e verilmiş, Ukrayna ve Polanya Lehistan'a verilmiş,Temeşvar ili ile Banat Yaylası hariç tüm Macaristan ve Erdel Avusturya'ya verilmiştir.

    Avusturya’yla Karlofça Antlaşması’nı imzaladıktan,1 yıl sonra da Rusya’yla 14 Temmuz 1700 tarihinde İstanbul Antlaşmasını imzalanmış, Rus delegesinin imza yetkisi olmadığı için Rusya, Karlofça Antlaşması’nı imzalamamıştır. Bu antlaşmanın hükümlerine göre Osmanlı Devleti Azak Kalesini Rusya’ya bıraktı. Onun yerine Rusya’nın Taganrog’da inşa ettiği kaleyi kabul etti. Böylece Rusya Karadeniz’de kendisine sağlam bir yer yapmış oluyordu. Rusya İstanbul’da elçi bulundurabilecekti. 1699 Karlofça anlaşması ile İngilizler, Hollandalılar Osmanlıya yanaşmışlardır… Karadeniz’in kuzeyini Kırımı kaybettiğimizde Atatatürk Ve Enver paşa 100 yıl sonra doğmuştur.

   Sırbistanı kayıp ettiğimizden 70 yıl sonra doğmuştur. Yunanistan’ı Kaybettiğimizden 60 yıl sonra doğmuştur.

     Filiki Eterya, Osmanlı Devleti'nden bağımsızlık kazanmak amacıyla bir grup Yunan'ın 1814 yılında kurmuş olduğu bir cemiyettir. Bazı kaynaklarda Etnik-i Eterya[1] olarak da geçmektedir.  Anlamı "Dostluk Cemiyeti"dir. Batı Avrupa'daki gizli mason cemiyetlerinin kuruluş ve işleyiş yöntemini benimsemişlerdir. Filiki Eterya 1814 yılında Emmanuil Ksanthos, Nikolaos Skufas ve Atanasios Çakalof adlı üç Yunan tarafından, o zamanki Rusya'da günümüzde Ukrayna'nın sınırları içinde kalan Odessa (Hocabey) kentinde kuruldu.

            Amacı Yunan Bağımsızlık Savaşı hareketini gerçekleştirip Bizans'ı tekrar canlandırmaktı. Bu örgüt paralar toplamış, silah dağıtmış, ayaklanma için propaganda faaliyetlerinde bulunmuştur. Hareketin lideri Aleksandro İpsilanti'ydi. Bu kararlarda birleşen derneğin merkezi Manya idi. Merkez 1818 yılında İstanbul'a taşınmıştır.12 Nisan 1820 tarihinde yapılan toplantıda, derneğin başına Çar I. Aleksandr'ın yaveri Aleksandros İpsilantis getirildi. 1820 yılına gelindiğinde cemiyetin 200.000 üyesinin bulunduğu bilinmektedir.[5] Eflak-Boğdan hareketlerinde, Mora (1821) ve Girit ihtilallerinde (1897) etkin rol oynayan Filiki Eterya, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılma döneminde asıl amaçlarından saparak "Megali İdea" (Büyük Yunanistan) fikrini savunarak emperyalist bir nitelik kazanmışlardı.

      Amerika’dan Rusya’ya, Fransa’dan İngiltere’ye kadar bütün Batı’nın kutlamak için yarıştığı 200 yıl önceki Yunan isyanında Mora’da büyük bir Türk soykırımı yapılmış ve 25 binden fazla Türk, kadın ve çocuk ayırt edilmeden katledilmişti. Kaçanların da geri dönmemesi için evleri ve bağları bile yakılıp yıkılmıştı

           Yunanlıların isyanın da  Avrupa'da yaşayan Rumlar ile İngiltereFransa, İtalya, Amerika gibi ülkelerden başka milletlere mensup gönüllüler savaşmak için Mora'ya geldiler. Ancak Kavalalı kuvvetleriyle desteklenmiş Osmanlı ordusu asileri mağlup etti. Yunanlılar'ın kendi kazanamadıkları bağımsızlık ise Rus-İngiliz ve Fransız ordusunun harekete geçerek Osmanlı ordusunu mağlup etmesiyle kazanıldı. Ancak Yunanlılar bağımsız olurken Mora'daki on binlerce Türk katledilmişti. Salâhi Sonyel, Ali Fuat Örenç ve McCarthy'nin araştırmalarında Mora'daki "Türk Soykırımı" bütün teferruatıyla anlatılır.

 

     1875- 1925 YILLARI ARASI)

      XIX. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren, bariz bir şekilde bu münasebetler siyâsi çekişmelerle anılmaya başlanmış ve ‘Şark Meselesi’, Ermenilerden ayrı düşünülemez hale gelmiştir. Bunda Ermenilerin kurmuş oldukları cemiyetlerin etkisi büyüktür.  Hınçak’ ve ‘Taşnak’ gibi pek çok araştırmacı tarafından bilinen ‘meşhur’ Ermeni cemiyetlerini bir tarafa bırakarak arşiv vesîkalarında saklı kalan diğer cemiyetlere dikkat bir bakalım. Bu cemiyetlerin kuruluş amaçları ve Osmanlı Devleti’nde ne gibi faaliyetlerde bulundukları üzerinde duracacağız.

Osmanlı Devleti’nde yabancı okulların açılmasına Papa ve Fransa öncülük etmiştir.

    1583 yılında Cizvit rahibinin İstanbul’a gelmesini sağlayan Papa ve Fransa Devleti, Cizvit rahibinin İstanbul’da Saint Benoit (Sant Benot) Kilisesi’ne yerleşmesini sağlamıştır. Saint Benoit kilisesine yerleşen Cizvit rahibi, burada bir okul açılmasını sağlamıştır. Daha sonraki dönemlerde kapitülasyonları bahane eden birçok ülke Osmanlı Devleti’nde okullar açmaya devam etmiş, 1839 yılına kadar Katolik Mezhebi’ne mensup Hristiyanların açtığı okulların sayısı 40’a ulaşmıştır.

 Osmanlı İmparatorluğunda, Fransız Okulları 127, İngiliz Okulları 60, Amerikan okulları 131, Almanya 22, İtalya 22, Avusturya 11   Rum Okulları 4390, Ermeni Okulları 851, Bulgar okulları 693, Yahudi 331; Sırp 85, Romen okulları 63, Rusya7 , İran 4 ,Katolik Rum 60  okulu ,..

     Osmanlı topraklarında ilk Protestan mezhebine mensup misyoner okulu, 1824 yılında Beyrut’ta Amerikalılar tarafından açılmış, daha sonra bu okulların açılışları hızla devam etmiştir. 1894'te Osmanlı Devleti bünyesinde 6 bin 437 gayrimüslim okulu bulunduğu belirtiliyor.

          Balkan Savaşları sonucunda göçe zorlanan ve öldürülen 1.5 milyonu aşkın 1912-1913 Balkan Müslüman'ın yaşadığı dram ayrı bir facia; Balkan Savaşı sırasında 1.5 milyon Müslüman/Türk’ün katledilmiş, Dünyanın En büyük soykırımı yapılmıştır. Onu takip eden savaşlar ve süreçler neticesinde, bütün Balkan halkları derin acılar yaşamıştır. Ancak, bölgenin Müslüman/Türklerinin yaşadığı trajediler, ne yazık ki günümüzde yeterince bilinmemek te dir....

 

   YunanistanKıbrıs Cumhuriyeti ve Yunan diasporası tarafından her yıl 25 Mart'ta 1821 Yunan Bağımsızlık Savaşı'nın başlangıcının kutlanmasıdır.

      Gün, Yunanistan ve Kıbrıs'ta resmi tatil olup Müjde Bayramı'na denk gelecek şekilde gerçekleşir.[1] Genellikle kutlamalar, geçit törenlerini ve aynı gün veya arifesindeki diğer kutlama etkinliklerini içerir.

 

       Fas Cezayiri Kaybettiğimizden 50 yıl sonra doğmuştur. Kıprıs, Karadağ, Bosna Hersek kaybedildikten 4 yıl sonra doğdu... Mısır Tunus ve Giriti kaybettiğinde 1 yaşlarında idi,   Bulgaristan Kaybedildiğinde 4 yaşlarında idi

Rusya, Büyük Petro’nun liderliğinde güçlenmişti. 1695’teki saldırıda başarısız olmuş, fakat 1 yıl sonra 6 Ağustos 1696 tarihinde Azak Kalesi’ni ele geçirmişti. 

 

    Arap İsyanı veya Arap İhanetiI. Dünya Savaşı sırasında Haziran 1916 tarihinde Yemen'de AdenSuriye'de Halep'i kapsayan bağımsız ve birleşik Arap devleti yaratma amacıyla Şerif Hüseyin bin Ali tarafından başlatılmıştır.

      İsyanın laik Arap milliyetçilik açısından köklü bir başkaldırı olarak kabul edilme eğilimi olsa da Şerif, Haziran 1916 tarihinde Osmanlı Hükümeti'nin Müslümanlığın kutsal değerlerini çiğnediği ve "Arapların haklarının çiğnendiği" iddialarını sebep göstererek isyan etti. Aksine Türkler, Müslüman topraklarını hakimiyeti altına almaya çalışan güçlere karşı savaşı sırasında Müslüman hilafeti için savaştığını iddia eden kabilelerin isyan ederek İslam'a ihanet ettikleri ortadadır.

        İngiliz Muhipleri Cemiyeti (İngiliz Dostları Derneği), Damat Ferit Paşa ve Sait Molla gibi üyeleri bünyesinde bulundurmuş ve hararetli bir şekilde İngiliz Mandasını savunan Türk millî varlığına düşman cemiyettir.

        20 Mayıs 1919'da kuruldu. İngilizlerden para yardımı alan bu cemiyet, Anadolu'da karışıklıklar çıkarmayı ve Kurtuluş Savaşı'nı engellemeyi amaçladı. Kurtuluş Savaşı'na karşı yapılan tüm yıkıcı eylemlerin ve örgütlenmelerin destekleyicisi oldu.[1][2] İngiliz casusluğu görevini de yürüten Muhipler Cemiyeti üyeleri, İngiliz ajanı Frew’in talimatıyla, İstanbul’un en yoksul semtlerindeki Türk ailelerine her gün çok miktarda et dağıtarak işe başladı. ile işbirliği yapmıştır.

        İstanbul'un işgalinden sonra özellikle kentin zenginleri ve ileri gelenleri, mevcut durumlarını muhafaza etmek ve işgalden menfaat sağlamak maksadıyla bu derneğe üye olmuşlardır.

        İngiliz ekonomik sermayesiyle güçlenen teşkilat, desteklediği diğer yan kuruluşlarla Anadolu’da oluşan Kuvâ-yı Milliye’yi yok etmeye yönelik hareketini hızlandırdı. Marmara ve Ege bölgelerinde çıkan isyanlar dahil, Konya-Bozkır ayaklanmaları ile  Konya Delibaş Mehmet İsyanı hareketinde de büyük rolleri olan cemiyetin yayın organı “İstanbul” gazetesiydi.

          Türk Millî kuvvetlerin Anadolu’ya hakim olmalarıyla siyaset sahnesinden silindiler. 

        Kurtuluş Savaşı öncesi ve savaş boyunca Merzifon Amerikan Koleji'nde 1904'te kurulan Pontus Rum Cemiyeti Karadeniz'de ayrılıkçı faaliyet göstermiştir. Cemiyetin ve bölgedeki o dönemde çoğunluğu oluşturan Rumların bazılarının amacı merkezi Samsun olmak üzere Batum'dan Sinop'a kadar olan bölgede bir Pontus Devleti kurmaktır. Kutsal Anadolu Rum Cemiyeti adında bir cemiyet de bu cemiyete destek olmuştur. 1916'da Trabzon Ruslar tarafından işgal edilince yönetimi Chrysanthos isimli bir başpiskopos ele almıştır.

      

1928'de Latin harflerine geçilmesi sonrası, kentin Türkçe adının Latin harfleriyle yazılmış hali Istanbul uluslararası kullanıma girdi. İstanbul kentin uluslararası adı ilan edildikten sonra "Konstantinopolis" adının mektuplarda veya diğer yazışmalarda ve uluslararası alanlarda kullanılması yasaklandı. 

Ekleyen:  Ercan ÇELİK
Ekleme Tarihi:  20.11.2022
İzlenme:  44
Yazdır:Yazdır
 
Eklenen Yorumlar 
Bu Konuda En Çok Okunan Yazılar
 
BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK ve DOĞAL HAYAT
OECD’nin (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) 2008 yılında hazırladığı Çevresel Performans İncelemeleri: Türkiye başlıklı bir raporuna göre; ülkemizde flora (ağaç-bitki varlığı) ve fauna (hayvan varlığı) durumunun genel görünümü:
Ercan ÇELİK [ 19.1.2013 Devamı
 
KÜRESEL STRATEJİDE SUYUN ÖNEMİ
Bilgi çağında susuz yaşanamayacağı gibi, geçmiş çağlarda da yaşanmamıştır ve gelecek çağlarda da yaşanmayacaktır. Ne petrol, ne bor, ne de başka madenler ve kaynaklar tutar suyun yerini
Ercan ÇELİK [ 12.1.2013 Devamı
 
KEKİK VE ADAÇAYI YETİŞTİRİLMESİ
Kekik Yetiştiriciliği
İklim Ve Toprak İstekleri: Akdeniz bölgesine ait bir bitki olmasına rağmen soğuklara dayanabilen bir bitkidir. Toprak yönünden fazla seçici değildir. Killi taban arazilerde daha iyi gelişir.
Ercan ÇELİK [ 12.1.2013 Devamı
 

CEVİZİN İNSANAveİNSANLIĞA FAYDALARI

  • En Çok Okunanlar
  • OSMANLI İMPARATORLUĞ...
  • PONTUS RUM CEMİYETİ...
  • KAYIP TÜRKLER...
  • ERMENİ İSYANLARI KAT...
  • FİLİKİ ETERYA YUNAN...
  • DOĞU BATI MEDENİYETİ...
  • Osmanlı İmparatorluğ...
  • OSMANLI KAPİTÜLASYO...
  • PEYGAMBER EFENDİMİZ ...
  • OSMANLI ŞEYHÜLİSLAML...
  • YABANCI OKULLAR MİSY...
  • İSLAMIN VE İNSANLIĞI...
  • KATLEDİLEN TÜRK KAD...
  • OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE ...
  • MEHMET EMİN YURDAKUL...
  •  
  • En Son Eklenenler
  • OSMANLI İMPARATORLUĞ...
  • İSLAMIN VE İNSANLIĞI...
  • DOĞU BATI MEDENİYETİ...
  • ERMENİ İSYANLARI KAT...
  • FİLİKİ ETERYA YUNAN...
  • KAYIP TÜRKLER...
  • Osmanlı İmparatorluğ...
  • YABANCI OKULLAR MİSY...
  • PEYGAMBER EFENDİMİZ ...
  • OSMANLI KAPİTÜLASYO...
  •  

     

    Her Hakkı Saklıdır. ERCAN ÇELİK© 2013 Tasarim : Linear Yazilim